hastane manzaraları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hastane manzaraları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Mart 2011 Pazar

Hastanede Neler Oluyor:)

Annemin mr çekimi için sabah İzmit'e gittik.Cumartesi olduğu için pek kimse yoktu.Sıramızı bekliyoruz , hastanelerde bulunan konuşkan teyzelerden biri her zamanki gibi oradaydı.Oğlu ve kızıyla gelmiş bizi görür görmez muhabbete başladı.Ben gülmemek için telefonu aldım elime dediklerini not ediyorum bir yandan , sırf sizlerle paylaşabileyim diye:D

Bu teyzelerin özelliği baştan atarlar sizli cümleleri , direkt sen diye başlarlar cümleye:) Girişi şöle oldu:

Ben ameliyat oldum ya üç gün yattım çıktım şimdi gene bir şeyler olmuş mr çektircen dediler geldim ben de.

Şu cümleyi duyunca zaten teyzenin hiç susmayacağını anladım:D Sanki biz bütün hastane hikayesine ortak olmuşuz gibi bir tavır:)

Teyze ne dediyse aynen yazıyorum baştan başlayarak :

4 sene önce karpuz ekerken bi kustum sonra bunlar devlet hastanesine götürdüler beni.İki hafta kaldım dedim özele gidelim para da var nasılsa.Neyse gittik bir ay özelde yattım bir bok anlamadılar yaa! ( Teyze bunu diyince ben de annem de dayanamadık kahkahayı bastık annem de kadını frenlemeye çalılışıyor ama kim takar:P )

4 sene kan kustum örtü döşek yattım ya burası anladı.Hemen ameliyat ettiler beni üç gün yatıp çıktım.Sonra bunun(kızın) evinde kaldım ya evi de rutubeli ya her yanım tutuldu.Heer dert beni tuttu heer dert.Kadın hastalığı var , midemden ameliyat oldum gözlerim de görmüyor doğru düzgün.

Bi de bunun evi rutubetli ya mafetti beni hastalıktan doğrulamadım 4 yıldır.Ne var ne yok hızlı hızlı anlattı anlattı sonra anneme sormaya başladı neyin var diye:) O sırada annemi mr çekimine aldılar teyzeyle kaldık mı başbaşa:) Teyzeye 1.5 litre su içmesi gerektiği söylendi o çene daha da açıldı:)

Aaay nasıl içecem ben bu suyu normalde bu kadar içmiyorum kii içecen diyoo.Ayy yok gideyim söyleyim içemem ben bunu.Hem gülüyorum hem teşvik ediyorum hadi iç filan içmeden çekemezler bak diyerek.Allah sen misin konuşan teyze tasını tarağını topladı yanıma geldi oturdu.
-Kızııııım sen burda mı çalışıyooon
-Yok annemi getirdim
-Hmmm bunun evi rutubetli ya hastalıktan doğrulamadım 4 yıldır ne çektim ne çektim

Sürekli tekrar yapıyoruz artık ilgilenmemeye başladım:) Teyze kızının rutubetli evine söylene söylene hal oldu kız da ezilip büzülüyor annesi söyledikçe.Dayanamadım dersler için okumam gereken kitabı çıkardım teyze sürekli tacizde tabi ki okumak ne mümkün:) Baktı ki olacak gibi değil canı sıkıldı hadi gezelim dediler ve gittiler:) Yanlarına bir tencere yemek getirmişler ayrıca çok ilginçti:D

Hastanede bir kaç fotoğraf çektim , kar manzarası güzeldi:)





Burası da bizim sıramızı beklediğimiz yer aynı zamanda teyzenin taciz mekanı:)



Can sıkıntısından Wc'de fotoğraf çektim:) Çok sevdiğim çantamdan hiç ayrılmıyoruz:)


İşte böyle bir gündü:)

2 Mart 2011 Çarşamba

Hastaneden Manzaralar


Dediğim gibi bu sabah saat 5'e gelirken yola çıktık.Bütün gün evde olamama durumum olduğu için kedilerin mamasını o saatte aşağı bıraktım hi biri yoktu ortada tabi:) Poşetteki mamayı dökerken bir kısmı dökülmedi babamlarda arabada beklediği için poşetle uğraşamadım kalan kısmı çantama attım.
Babam bizi istasyona bıraktı , trenle İzmit'e gittik.İstasyondan çıkıp bi kavşakta araba beklemeye başladık saat 6 suları kara bi kedi karşıda yol kenarında bağırıyor.Annem hastaneye giden bir teyzeyle muhabbeti kurdu ben de kedinin yanına gittim yanımdaki mamayı ona verdim hemen.Nerdeeen nereye.O hayvanın kısmetiymiş resmen:)
Arabaya bindik annemle teyzenin muhabbeti devam ediyor.Hastaneye giden teyzeler her zaman çok komik olur ya zaten bu da öyle tam panikçi teyze:) Hastane durağına girecek minibüs tam dönerken bizim sabırsız teyze ayağa fırlamış hemen inecek ya bi baktım yuvarlandı annem yakalamış Allahtan pek bi şey olmadı.Teyzeye acil şifalar dileyip ayrıldık.Ayrılırken teyze aynı arabayla döneriz belki filan dedi , denk geliriz belki dedik ve polikliniğe geçtik.
Günün ilerleyen saatlerinde teyzenin düşmesine çok güldük yani aslında komik olan onun sabırsızlığıydı bi de düşmüş sesini de çıkarmıyor şöförden de azarı işitti garibim:)

Polikliniklerin açılışını beklerken başka biriyle tanıştık bi köy imamının karısı:) 42 yaşında hamile kalmış , kalp problemi var nabız 180 lere çıkıyormuş doğumu çok riskli özetle.Herkesin türlü türlü derdi var işte.

Beklemeye devam ediyoruz ; pullu şalvarlarlı bi kadın gözüme çarpıyor yanında kızı var.İkisinin de ayağında lastik ayakkabılar var kızınkileri topuklu ama çok sempatik:) İlk kez topuklu lastik ayakkabı gördüm hem de 8-9 yaşında bir kız giymiş çok ilginç geldi:) Wc'de bu anne kızla karşılaştım başka bir kadınla muhabbet ediyorlar kızın saçları dökülüyormuş alan alan kellik başlamış onun için gelmişler.İnsanları izlemeyi çok seviyorum belli oluyor değil mi:)

İkinci hastaneye gittik ve artık eve dönme vaktiydi.Adapazarı arabasına bindik ilerliyoruz Halk Evi'nin orda düşen teyze aynı arabaya bindi:) Hemen yan taraftaki tekli koltuğa oturdu annem selam verdi bu bizi tanımadı , bana gülme krizi geldi artık annem de tutamadı kendini.Diyorum azmetti aynı arabaya bindi ne çok istemiş:) Bir süre güldük artık anlaşılmasın diye araya başka muhabbet katıp gülüyoruz:) Daha sonra uykusuzluğa fazla dayanamadık uyumuşuz gözümü açtıktan bir kaç dakika sonra indik arabadan.

Evin sokağına girdik uzaktan Tekir'i görüyorum kız kovalıyor:) Tekir dememle aşkitosunu bıraktı yanıma koştu hemen , apartmanın önünde Karamelle küçük sarı bekliyor kapıdan zor girdik.İçeri girer girmez babamla karşılaştık işte neler yaptık anlatıyoruz apartman kapısının altından bir pati uzanıyor Karamel tabiki:) Hepimizi güldürdü.Hemen doyurdum minnoşlarımı sonra da yatıp uyudum.Günün detayları bu şekildeydi...

Daha önce de söylediğim gibi Blogspot'un kapatılmasını tekrar tekrar kınıyorum.