İnternetten uzak kaldığım günlerde Yaratıcı İmgeleme'yi okudum.Kitabı bitirdiğimde kitaptan alıntılarla kendi cümlelerimi harmanlayarak blog için yazı hazırladım lafı uzatmadan kağıda yazdığım şekliyle size aktarıyorum:)Kendimizle ilgili olumsuz imajların büyük bölümü küçük yaşlarda başka insanlar tarafından kötü , aptal ya da herhangi bir konuda yetersiz olduğumuza inandırılmamızdan kaynaklanır.Başkalarının kalıplarına sıkışıp kalmak bizim için "en iyiyi" seçebilmemize hatta hayal etmemize engeldir.Kaçımız "buna asla sahip olamam , bunun olması imkansız........." gibi cümleleri zihnimize yük etmedik ki...
Öncelikle "en iyiyi" kabul etmeye hazır ve istekli olmalıyız.Bizim için "en iyi" sınırsız bir evren gibi olmalı.Uçsuz bucaksız bu evrenden sadece "en iyiyi" almalı ve kendimizi "en iyiye" layık görmeliyiz.Hiç bir kalıp iyinin karşısında duramamalı.
Kötü dediğimiz insanlara bakarsak hepsinin özünde kendisini sevememe problemi olduğunu görebiliriz.Peki kendisini sevmeyen insan başkasını nasıl sevebilir?

Kitapta kendini sevmeye dair pek çok olumlama bulunmakta.İnsanın kendi imajını değiştirmesi için salt sevgi yeterlidir.Ayrıca bu dünyayı değiştirmemiz için tek gerçek gücün sevgi olduğuna inanıyorum.
Bu yazdıklarım bazılarınıza çok ütopik gelecek nasıl göründüğünü biliyorum:) İnsan kendi deneyimlemeden inanamıyor.Hepimiz "yaşadığımız kadarız" özetle.Yazdıklarımı saçma bulanlar için verebileceğim tek tavsiye sevmediğiniz birisi için bir iyilik yapmanız olacaktır.
Her yeni anda yeni bir insan olduğumuza göre anın tadını çıkarmalıyız.Hayattaki sınırsız güzellikler hepimize yeter.Ve hayat yaşamaya değer...
*İn' Time : 00.12 / 25.08.2011