Nereden başlamalı yazmaya bilmiyorum.Yazacak çok şey vardı aslında ama üzerinden zaman geçince insanın ruh hali değişiyor aynı şeyleri düşünüp yazmak zorlaşıyor.5 Mayısta annemin ilk kemoterapisi vardı daha doğrsu biz öyle sanmışız:) Bize kemoterapi randevusu diye bir kağıt verdiler ve onun için gittik meğersem kemoterapi randevuları ilaçları belirlenecekmiş.Sizleri üzmek istemiyorum ama aynı durumda olan insanlar için de neyle karşılaşıcaklarını az çok öğrenebilecekleri yazılar yazmak istiyorum.
Kemoterapiye diye gittiğimiz için sabahın köründe < gerçekten köründe > yola çıktık amacımız köprü trafiğine takılmadan Çapa'ya erken saatlerde ulaşmaktı.Sabah 7'de Çapadaydık numaramızı alıp bekleme salonuna geçtiğimizde orda bi tekirtoş kedi uyuyordu:) Ben tabi hemen koştum tekirtoş nerden geldin sen buraya dedim o da bana miyuuuuw dedi:) Sonra peşime takıldı kucağıma zıpladı annem babam samimiyeti fazla bulunca bıraktım tekirtoşu:) O günün en güzel şeyi oydu:) Saat 9.30 oldu doktorlar hastaları kabul etmeye başladı 10. sıradayız ama o sıra bir türlü ilerlemiyor.Saat 11'den sonra doktorun odasına girdik.Kemoterapi ilaçlarımız yazıldı kan tahlili istendi.Ayrıca lenfte şişlik tespit edildiği için mamografi ve pet bt istendi.Pet bt için iki gün sonraya randevu aldık ancak mamografi günü çok ileri bir tarihe verildiği için özelde yaptırma kararı aldık.Ayrıca hastanedeki bürokrasiden bahsetmeden edemeyeceğim.Sadece kan tahlili yaptırabilmek için öncelikle bir odaya gidip kayıt yaptırıyorsunuz oradan verilen kağıtla başka bi yere daha kayıt yaptırıyorsunuz daha sonra iki kat yukardaki laboratuara gidip kan tüpü alıyorsunuz ve kan vermeye giriyorsunuz.Sonra kan tüplerini tekrar laboratuara götürmeyi de unutmamak gerek tabi! Ben bu zamana kadar böylesini görmemiştim doğrusu özellikle onkolojide olmaması gereken bir durum bu...Kanser konusunda en deneyimli yer Çapa olunca mecburen bu çileye mahkumsunuz , gün boyunca sürekli oda oda gezip bişeyler onaylattığımı hatırlıyorum üstelik gece de stresten uyumamıştım.Daha anlatamadığım çok şey olduğunu da belirtmem gerekir.
Bir ton işlemi hallettikten sonra saat 3 gibi annemin karnındaki sıvı aldırmaya kemoterapi ünitesine gittik.Odada serum takılı genç bir çocuk yatıyordu annesi de başındaydı ayrıca 76 yaşında bir teyze hemşire bekliyordu.Yaşlı teyze hemen muhabbete başladı tabi:) Annem gizli gizli soruyor senin neyin var ben kanserim < bunu sessizce söyledi> teyzeyle ben gülmeye başladık kemoterapi ünitesindeyiz yahu herkes kanser:) Bu teyzecik bağırsak kanserini atlatmış orasına burasına bir şeyler takılmış her gün bir işlem yaptırmaya geliyormuş ama teyzeyi bi görün hadi halay çekelim desem başlar hoplamaya , maşallah:) Hemşire geldi teyzenin işini halletti sonra annemin sıvısını almak için gerekenleri yaptı ve gitti.İşlem bi yandan devam ederken annem diğer çocuğun annesiyle sohbet etmeye başladı.Çocuk da bağırsak kanseri daha 28 yaşında...Ben sürekli espri yapıp güldürmeye çalışıyorum bunları ama çocuğun yüzüne bakamıyorum aramızda sadece 4 yaş fark var insan genç birilerini görünce daha çok üzülüyor.Ortam gitgide duygusallaşmaya başladı o arada çocukla gözgöze geldik , beş saniyeliğine her şey dondu sanki.Acı çektiği o kadar belliydi ki gidip sarılmak istedim ona.Bi daha da bakamadım gözlerine.Hiç konuşmadan beş saniyede anlattı tüm yaşadıklarını .Hiç unutamayacağım anlardan biri...
Çocuğun serumu bitince arkadaşları tekerlekli sandalye getirip onu aldılar.Annesi oğlunun odadan çıkması bekledi sonra anneme sarılıp ağlamaya başladı "biliyorum fazla vakti yok" diyerek.İlk kez tanımadığım birinin yanında ağladım.
Bütün her şey bitti eve dönmeye hazırlanırken kemoterapi randevularımızı kontrol ettiğimde ilk kemoterapi randemuzun 12 Mayıs'ta yani annemin doğum gününde olduğunu fark ettim ne kadar ironik değil mi? Bunu anneme söylediğimde şaşırdı , bunun tesadüf olmadığını yeniden doğuş biletinin elinde olduğunu ama seçimin ona ait olduğunu söyledim.
Eve dönmek için arabaya bindiğimizde tam da iş çıkışıydı ve köprü trafiğine takıldığımız için üç saatte dönebildik.Arabaya bindiğim gibi uyumuşum daha doğrusu bayılmışım desem daha doğru:) İlginç bir gün de böyle bitti.
görsel



