adapazarı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
adapazarı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Ekim 2011 Cumartesi

Huban Cafe

Dershane çıkışı biraz turlayıp aralıksız yağan yağmur sebebiyle bir yerlere oturalım dedik.Bugün sizlere Sakarya'dan yeni bir cafe tanıtıyorum:)

Çark Caddesi'nin sonuna doğru ilerliyoruz.(Sonu Burger King'in olduğu kısım oluyor.) Sağ tarafta pek çok cafenin bulunduğu sokağa giriyoruz.Huban'ın pembe mor kadife koltukları beni kendine çekiyor renklere dayanamayıp gidiyoruz:)

Soğuğa aldırmayıp dışarda oturduk , oturduğumuz kısımdan görünen manzara bu şekildeydi.



Mekan olarak güzel ancak hizmet konusunda sıkıntı var:) Oturduktan yarım saat sonra garson sipariş almaya geldi ve menü diye bir şey kullanmıyorlar ne içersiniz çay , kahve , meşrubat tadında sohbetler oldu kendimi otobüste hissettim:D

Ayrıca garsona teşekkür ettikten sonra "Ne Demeek!" cevabını almak komikti:D Samimi bir ortam yaratma politikaları olsa gerek:D

Sahlep içmek istememe rağmen öyle bir seçenek sunulmadığı için cappuccino içtim.Burada neredeyse her mekanın kahvelerini Lavazza ele geçirmiş durumda , kendi adıma bu durumdan hoşlandığımı söyleyemem.Konu kahve bile olsa standartlaşma yanlısı değilim:)


Otururken duvarları süsleyen Ada Sanat imzalı tablolar gözüme çarptı , bence mekana hoşluk katmışlar.


Fiyat , kalite ambiyans diye sözlerime devam edip Vedat Milor havasına girmek isterdim ama abartmayım diyorum:) Yolunuz düşerse Huban'a uğrayın en azından koltuklar ve mekan güzel diyerek sözlerime son veriyorum:)

25 Eylül 2011 Pazar

Sabah Fotoğrafçısı

Bugün dershanede ikinci günümdü artık alışmaya başlıyorum sanırım.Sabah koşmadan vaktinde yetişebildim:)

Vakit bol olunca fotoğraf çekerek ilerledim.Bir Türkan kolyesini kendime ayırdım zira bu sabah doğru dizgün kıyafetim olmadığını fark edince aksesuarla kurtarayım dedim:D


Yolda karşıma çıkan pisiye selam verdim:)



Sabah saatlerinde merkez kalabalık olmadığı için en ünlü caddemiz olan Çark Caddesi'ni boşken çektimçSakarya'da iki yıl yaşamayan sevemez burayı ama sonrasında herkesin bu caddeyle bir bağı oluşur.Cadde ruhu diye bir şey var orada:) Ve ben en çok sabahları boşken yürümeyi seviyorum günün ilk ışıkları yüzüne çarparken uykulu gözlerle boş caddenin tadı ayrı güzel oluyor.



İşte bugün böyle geçti:)

20 Mart 2011 Pazar

Ben Geldim:)

Bugün İstanbul'dan tıpış tıpış döndüm:) Planlar hiç istediğim gibi gitmedi bazı sebeplerden dolayı hiç bi yeri gezemedik.Benim canım sıkıldı tabi hal böyle olunca içim biraz buruk döndüm:) Esra'yı görmüş oldum en azından değişiklik oldu.
Sabah bi umutla Eminönü'nde dolandım malzeme bulurum belki diye dükkanlar kapalıydı tabi işportacı ve turistlerden başka kimsecikler yoktu:) Zaten nereye gideceğimi tam olarak bilemediğim için hafif tırsak şekilde gezdim:) Sonra kedilerime mama alıp Kadıköy'e geçtim.Feribot Haydarpaşa'ya uğradı ve on dakika yanaşamadı ben ölüp ölüp diriliyorum herkes tedirgin şekilde etrafa bakıyor.Neyse sonunda karaya ayak basabildik , ben de koşa koşa biletimi alıp servisime bindim.Eve geldiğim gibi kediciklerimi doyurdum yeni mamalarının sevincini yaşadı yavrucaklar:) Karamel'imle öpüştük koklaştık bir güzel karnını doyurduk sonra iki ayak üstüne dikilip etrafı gözetlemeye başladı , kamerayı yanımda taşımadığıma üzüldüm o an:)

Uzun zamandır aklımda olan bir proje vardı düğün sezonu yaklaşırken nedime taçlarını hazırlamak gerek diye düşündüm vee çalışmalara başladım:) Neredeyse her düğünde genç kızlara bu tarz taçlar dağıtılıyor artık hatta kuzenimin düğününde de dağıltılmıştı pek bi severek takmıştım:) İşte bunlar da benim yaptıklarım...





5 Mart 2011 Cumartesi

Rejimdeydim Ama:)

Bugün annem çarşıya geldi , işten çıkıp peşine takıldım , hava güneşli olunca oturmaktan sıkılıyor insan:) Dükkanda teyzemin torunu duruyordu zaten çıkmam pek problem olmadı o nedenle.
Adapazarı çok kalabalıklaşmış ben bu halini hiç sevmedim Çark Caddesi'nde resmen yürüyemedim , çıktığıma pişman oldum.Zaten annem de ıvır zıvır işlerini halletmeye gelmiş ona da canım sıkıldı dükkana döneyim madem dedim:) Efenim dükkana bi gittim iki dakka sonra teyzemin torunun arkadaşları geldi kızlı erkekli bunlar benim gelmeme bi şaşırdı zaten :) Ama ayrı iki oda var bi taraf ofis bi taraf depo diyelim , onlar depo tarafında takıldığı için problem değildi aslında , kızlar filan sanki çekindi ben orda olunca.Durumu fark edince annemi aradım yanına geliyorum diye:D Gençlik rahat rahat takılsın:)
Meğersem kızlardan birinin doğum günüymüş bunlar pasta filan kestiler kaynanam seviyormuş pastaya hayır diyemem tabiki mideye indirdim afiyetle:) Annemle buluşana kadar bankaya uğradım kredi kartı borçlarımı ödedim.Ivır zıvır işleri hallettik annem yoruldum valla yemek yapamayacağım şurdan bi ıslama köfte alalım dedi.Adapazarına gelenler bilir buranın en meşhur yemeklerinden biri ıslama köftedir.Yaptırdık paketlerimizi ve eve geldik köfteleri mideme indirmeden önce sizler içi fotoğrafını çektim:)
Diğer köftelerden farklı olarak özel sosla pişirilmiş ekmekler veiliyor köftenin yanında hem de yımışacıklar:) Yolunuz düşerse mutlaka denemelisiniz.


Pasta köfte derken benim rejim yine yalan oldu anlayacağınız:)

11 Ekim 2010 Pazartesi

Düğünden Tek Kare:)

Geçen hafta kız tarafında olan düğündeki kıyafetimi merak edenler vardı.Onu koyamadım ama Adapazarı'nda yapılan düğündeki kıyafetimi fotoğrafladım.Daha doğrusu doğaçlama bir fotoğraf çekilmiş baktım bloğa koymaya uygun hemen ekledim:) Fazla afişe olmayım diyorum yüzüme bir çiçek kondurdum:)
Elbisenin modelini ben beğendim renk seçimleri de bana ait:) Mezuniyet gecemizde giymek için anneme diktirmiştim.Model Burda'dan:) Pudra pembe ve siyah saten kumaş kullandık.Maliyet inanılmaz uygun kumaşlara 20 lira gibi bir para ödemiştik.Hem elbise hem çanta diktik o kumaşlarla.Küpelerimi de kendim yapmıştım:) Fotoğrafta pek belli olmamış, pudra pembe satenden fiyonk yapıp ortasından iki üç sıra zincir sarkıtmıştım:)
Bloğum iyice kıyafet bloğuna döndü farkındayım:) Ama bu hafta yeni ciciler yapacağım söz veriyorum:) Düğün,İstanbul derken bir de üstüne grip oldum.Dinlenirken boş durmaya niyetim yok:)

Bu arada düğün için saçlarımı kendim yapmıştım.Her zamanki gibi çok aceleye geldi.İstanbul'dan düğüne yetişmek için büyük bir koşturmacayla geldim.Hazırlanmak için iki saat vaktim vardı ki bu benim düğün hazırlıkları için imkansız bir süre.Saçlarım çok çok fazla toparlamak , adam etmek çok zaman alıyor.Ben de apar topar maşayla doğal dalgalı görünüm verip arkadan biraz toparladım sol taraftan serbest bıraktım saçlarımı.Bu fotoğraf düğünden sonra çekildiği için saç baş kalmamış haliyle.Onca saat hopla zıpla saç mı dayanır:D Tabi ben aceleden saç spreyi de almayı da unutmuştum:D Öyle böyle derken düğünü de atlattık onlar ermiş muradınaa biz çıkalım kerevetineee:)

5 Ekim 2010 Salı

Gezmece Tozmaca

Pazar günü kurstan sonra İstanbuldan ev arkadaşımla beraber döndük:) Eh hazır gelmişken piyasayı alt üst etmek gerekir.Bu sabah soluğu İzmit'teki outletlerde aldık.Çok fazla bir şey bulamasak da Levis'ta bir alana bir bedava varmış ve kampanyanın son günüymüş birer skinny jean almış olduk:D
Alışveriş merkezindeki pet shopa bakmadan geçemedik.Hayvanların hepsi çok tatlıydı iyiydi güzeldi amaa gelin görün ki kedi ve köpeklerin daracık kafeslerde olmasına üzüldüm.

Resimdeki köpek resmen depresyonda bakışlarına dikkat!!!

Pet shop'tan diğer görüntülerde kuşlar ve bir de asil duruşlu iguanamız var.





Bu hafta baya bir yoğun geçecek:) Cuma günü cuma pazarı planı var heyecan dorukta.Cumartesi kurs sonrası kuzenimin Adapazarındaki düğününe yetiişmem gerekecek.Nu kadar koşturmaca arasında takıya vakit kalır mı bilmiyorum elimden geldiğince gittiğimiz yerlerle ilgili yazılar yazmaya çalışacağım:)

6 Eylül 2010 Pazartesi

Bayram Alış-Verişi

Bugün annemle Adapazarı'ndaki tek alış veriş merkezimiz olan Ada Center'ın yolunu tuttuk.Daha önce çarşıdaki dükkanlara bakıp bir şey bulamadığım için son seçenek orasıydı.Kıyafet konusunda gerçekten sıkıntı yaşıyorum istediğim gibi bir şey bulmam çok çok zor oluyor.Burada hala neden Zara ve Mango yok anlamıyorum doğrusu.Ey yetkili duy sesimi:)

Twist'in önünden iki de fotoğraf çekeyim dedim


Mudo çok kalabalıktı kimsenin olmadığı mekanları kollayıp gizli gizli fotoğraf çekeyim derken resmen tavanı çekmişim:)

Neyse gene döndüüük dolaştık her zamanki gibi kurtarıcım olan Koton'a geldik.İki tane elbise seçtim.Çiçekli olan pazen diğeri de triko
Aslında çiçekli olanı almaya niyetliydim ama XS si malesef yoktu ve elbise bende çuval gibi durdu:) Ben de annemin tavsiyesini de dikkate alarak diğerini aldım.İşte benim bayram alış verişim bu kadar:)