istanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
istanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Aralık 2011 Cumartesi

Yedikule'de Neler Oluyor

Yine karmaşık bir postla karşınızdayım:) Annemim kemoterapisi için İstanbul'daydık şu geçirdiğimiz üç günün bir derlemesini yapmak istedim.

Sevgili arkadaşım Ess İstanbul'da halasındaydı bizi de illa misafir etmek istediler kıramadık:) Evleri Yedikule'deydi hastaneye taksiyle 10 dakikada gittiğimiz için pek rahat oldu.Neyse gelelim eğlenceli kısımlara.Yedikule tren istasyona çıkan arabalara kapalı , kedisi bol olan bir sokak var bilenler bilir.İşte o sokakta Keşanlı Ali çekilmeye başlandı efenim:) Biz çekimlerden önceki gün sokağa girip bir güzel plan yaptık yarın hava aydınlıken gelip fotoğraf çekelim diye ama fotoğraflar için gittiğimizde çekimlerin başladığını görünce afalladık:) Taksim otobüsüne yirmi beş dakika vardı en azından ne yapıyolar bakalım dedik.Bir sürü insan izlemek için toplanmış haliyle ama bizden başka genç kız yoktu.Bizim orda olmamız biraz garip karşılandı yönetmen ve tayfası özellikle süslenip püslenip geldiğimizi sandı galiba:D


Oyunculuğun çok zor bir meslek olduğuna şahit olduğum an bu andır.Oyuncular uzun süre çekim hazırlıklarını beklediler sahne çekildi , sonra tekrar etmeleri gerekti herkesin tekrar yerini alması ayrı bir olaydı:) Benim on dakikada canım sıkıldı ve çekimi bi kenara bırakıp kedilerin peşinden koşmaya başladım:) Gördüğüm şey ve üzerindeki yazı yüzümü gülümsetti.

Karşınızdaa dublex kedi evi:) Yazıya ve resme dikkat lütfen!!!



Alt kat oldukça kalabalıktı :)


Bu yumoş evin yan tarafında oturuyordu , sevimliliğine dayanamadık:)



Anneme resimleri gösterince sen de yaptırsana bu evden diye ısrar etti:) Benimkilerin hepsi ayrı takıldığı için pek işe yarayacak bir şey değil malesef.

Çekimin yapıldığı sokaktaki bir diğer güzel şey yeşil minibüstü.Durumu fırsat bilip hemen fotoğraf çektik:)


Otobüsün saati yaklaşınca oradan ayrıldık.Yedikule maceramız böyleydi yazıyı yazarken içimde bu şarkı çalıyordu:)

*Hepinize mutlu yıllar:)

31 Ekim 2011 Pazartesi

Güzel Haberle Geldim:)

Heyooo bloğumu çok özlediim:D Annemin ameliyatı gayet güzel geçti ve bugün taburcu olduk evimize geldik.

Ameliyatımız ayın 19'unda olacak iken 25'ine sarkmak zorunda kaldı.Doktorlarla ilgili yasal düzenlemeler sebebiyle hastanelerde doktor kalmadığı için ameliyat yapacak ekibi bir araya getirmek epey zahmetli hale gelmiş durumda.Bizim ameliyatımız bir önceki hastanın ameliyatı uzun sürdüğü için sarktı arada boşluk olunca bize sıra geldi.O boşluğun nasıl oluştuğunu anlatayım hastanelerin ne durumda olduğunu anlayın:) 25 Ekim Salı günü normal şartlarda Çapa'da grev vardı Van'da deprem olunca grev iptal oldu ve doktorlar annemi ameliyata aldılar.Özetle işler çok karışık.

Neyse...Annem sabah 11 gibi ameliyata , akşam 5'te ara yoğun bakım odasına alındı sabaha kadar başında hemşire vardı ( ara yoğun bakım isteğe bağlı oluyor biz ilk gece hemşire kontrolünde olmasını tercih ettik) Her şey güzel geçti doktorlar ameliyatın başarılı geçtiğini içerde hiç bir kitle olmadığını söyledi.

Hastanede kaldığımız 13 gün boyunca kelimelerle sınırlandıramayacak kadar çok yoruldum her gün iki üç saat uykuyla geçti.Gündüzleri sandalyede otururken yastığımı annemin yatak başına dayayıp yüzümü yastığa gömüp uyuduğumu biliyorum:D

Biz hastaneye yattığımızda tek kişilik oda olmadığı için iki kişilik odaya yerleştik bu süre zarfında iki oda arkadaşımız oldu çokça kikirdedik:) İlk günlerimizde Kıbrıs'lı Şerife Teyze ile aynı odada kaldık onun ameliyatı ertelenince yerine Çorlu'lu Naile Teyze ve kızı geldi.Naile Teyzeler Bulgaristan göçmeni kendisiyle pek bi eğlendim doğrusu o kısımları sonraki postlara saklıyorum:) Annemden bir kaç gün sora Şerife Teyze tekrar hastaneye gelmesi bizi mutlu etti birbirimize alışmışız koridor turlarında görüşmek bile bizi mutlu etti:)

Yorgunluk sebebiyle sözü fazla uzatmaya halim yok diğer detayları daha sonra anlatırım çektiğim fotoğraflara geçiyorum:)

Cerrahi Tıp Bilimleri binasının 8. katında kaldık burası odamıza giden koridor , bizim yürüyüş mekanımız:)


Kaldığımız oda ve hemşirelerin bulunduğu kısım


Numerolijiyi gözden kaçırmadım:) 8+1+7=16 -> 1+6=7 ve ameliyat tarihi ayın 25'i 2+5=7

ilginç tesadüf bir anlamı olsa gerek:D


Odamız:) Lavabonun solunda duvarda bulunan dezenfektanı günde elli kere kullanmaktan ellerim tahriş oldu.Ölsün mikroplar anacım:)


Manzaramız güzeldi.Camın kenarına ekmek koyup kuş besledim:)


Hastanede kaldığım günlerde Karamel'imi ve diğer yavrucuklarımı çok özledim.Tahlil sonucu almaya giderken polikliniklerin kapısında ezilme tehlikesinde olan minnoşu kaptığım gibi banka oturdum sevip ısıttım:) Kedi canını yediklerim hepiniz mi tatlı olursunuz:D


Eve geldiğim gibi Karamel arabanın yanında koşup bizi karşıladı görmeyeli damızlık gibi olmuş oğluşum babam iyi beslemiş:)

Artık dinlenme zamanı güzel dilekleriniz sayesinde her şey yolunda gitti hepinizi öperim.Espavo...

:)

18 Ekim 2011 Salı

Bize Şans Dileyin

Yazmayı sürekli ertelediğim , bir türlü bahsetmek istemediğim mevzuya geldi sıra.Nereden anlatmaya başlasam onu da bilemiyorum neyse baştan başlamak en güzeli:)

Bu sene Mart ayında anneme yumurtalık kanseri teşhisi kondu.O günden bu yana en az 21 günde bir İstanbul'a hastaneye gidip geliyoruz.Şimdi yol ayrımındayız , yarın annem hastaneye yatıyor ve perşembe günü ameliyatı var.Ne hissettiğimi bilmiyorum doğrusu , insanın kafası allak bullak oluyor bu durumlarda.Tek istediğim her şeyin iyi geçmesi...

İnsanın başına gelen ne olursa olsun zamanla alışıyor.Önceden kanser dendiğinde hayalimde canlanan şeyle şimdiki aynı değil mesela.Sanırım yaşamımızın bir parçası haline gelince gözünüzde büyütmekten vazgeçiyorsunuz.Şu an grip olmakla kanser olmak arasında pek fark yok benim için.Tabi ki zor bir hastalık.Hem hasta için hem yakınları için uzun bir süreç.

Annemin ilk kemoterapisi doğumgününde başladı ve 7 kür kemoterapi gördü.Her hastaya ve her kanser türüne göre kemoterapi ilaçları ve süreleri değişiyor.Ayrıca hastaların ilaçlardan etkilenme oranları kişinin bünyesine göre farklılık gösteriyor.Annemin ilk kemoterapisi en ağırıydı sonrasında tedaviye cevap verdikçe yan etkileri azaldı.Herkeste olan mide bulantısını pek fazla yaşamadı.Şu an değerleri normal , kanserli hücre sayısı her insandaki kadar.Ancak her ihtimale karşı kanserli bölgelerin tamamen temizlenmesi gerekiyor bu nedenle rahim , yumurtalıklar , karın zarı bir de duruma göre bir kolundaki lenfi alınacak.Doktorun demesine göre kitap gibi açacaklarmış:) Ameliyat büyük bir ameliyat ama ben inanıyorum ki bunu da atlatırız ve iyi haberlerle döneriz:)

Bu arada Çapa Onkoloji'de pek çok kanser hastası ve yakınıyla tanıştık onlardan bahsetmek istiyorum biraz :

Annemin kankası Macide Teyze ve kızı :) Her kemoterapiye gidişimizde annemle birbirlerini gördükçe pek mutlu oldular.Macide Teyze , durumlar karşısında yaptığı yorumlarla bizi hep güldürmüştür:)

Annemin ikinci kankası Şaban:) Kendisi benden bir yaş büyük (25 yaşında) annemin son üç kemoterapisinde serumlarını hep yanyana aldılar , ben de hemşireler kovalayana kadar onlarla oturup muhabbet ettim.Şaban hiperaktif bir kişilik , kemoterapi sonrasında halı saha maçı yapacağım deyip doktorunu şoka uğratmış:D

Turşucu Teyze : Son kemoterapi için kan vermeye gittiğimizde bekleme salonunda on kişiyi etkisi altına alıp bilimum yemek tarifi vermiş şahsiyet.Turşu yapmanın inceliklerini o kadından öğrendim henüz denemedim ama öyle bir anlattı ki hala aklımdan çıkmıyor minik salatalık turşuları:) Bir de kocasıyla olan muhabbetleri bizi bitirdi.Adam akciğer kanseri ve hala kaçak göçek sigara içiyor.Sabah kahvaltı etmeden alkol almaya başlıyormuş ayyaş işte naparsın diyor:D

Minik Şeymoş : Kendisiyle tuvalette karşılaştık adını sordum Şeyma dedi.Aaa adaşız bak benim da adım Şeyma dedim.Annesine dönüp anne ablanın adı Şeyma'ymış dedi:) Giderken de bana el salladı.

Sanırım en çok ufaklıkların hasta olması insanın içini acıtıyor.Özellikle ailelerinin onlar iyi olsun diye çırpınışlarını gördükçe etkileniyorsunuz.

Daha pek çok insan tanıdık ama asıl aklımda kalanlar bu şekilde.Son olarak ufak bir teşekkürler bitirmem gerekiyor.

Çapa Onkoloji'de çalışan bütün kemoterapi hemşirelerine ( özellikle insan üstü çabasıyla herkese yardım eden İnci Hemşire) , bütün onkoloji doktorlarına< aslında bi tanesini saymasam da olur da neyse:) > (Leyla Kılıç'a anında teşhislerinden ve hastalarla ilgi alakasından dolayı ayrıca) çok çok teşekkür ederim.

Sanırım bir hafta , on gün kadar buralarda olamayacağım.İnternete girme imkanım olursa yazmaya çalışırım.Şimdilik hepinizi kocaman kocaman öpüyorum bize şans dileyin:)

7 Ekim 2011 Cuma

Gittim Geldim



İstanbul'dan döndüm:) Blogtan epey uzak kaldığım bu günlerde bakalım neler yapmışım.Otobüse bindiğim andan itibaren başlıyoruz.

Terminalimiz şehirdışına taşınmış pek de güzel olmuş:)




Yolda ilerlerken canım sıkılıyor fotoğraf çekeyim diyorum.Ben otobüste müzik dinlemeyi film izlemeyi sevmem.Ya konuşurum ya mesajlaşırım ya da uyurum.Bazen de kitap okuyorum eğer elimde ilgimi çekecek bişi varsa tabi.Ama en çok başımı cama yaslayıp etrafı izlemeyi seviyorum.



İstanbul'a varıyoruz aralarda fotoğraf yok.Hastaneye gittiğimiz sabah kantinin önünde kahvaltı ederken bi kedi yavrusu yakaladım , oynadık sonra kucağıma oturdu uykusu geldi:) Cebine koy gezdir bunu:)


Günün ilerleyen saatlerinde yine hastane bahçesinde kedi kovalıyorum.


Samimiyetimi fazla bulmuş olacak ki kedi şaşırıyor:)


Başka bir gün yine hastanedeyiz sonuçları almak için üç saat olduğunu söylüyorlar.Hadi diyoruz foruma gidelim:) Şaka maka İstanbul'u öğreniyorum:)


Kaldığımız apartmanın önünde beni bu tüylü püsü karşılıyor:) Detone Osman'ı da gördüm bi kaç kere.Ama bu pisi çok tatlı iki patisiyle elime vuruyor sanki voleybolcu:D Hem hiç tırnaklarını batırmadı tebrik ettim onu:)


İstanbul'da hayatın özeti şu şekilde (boğaz köprüsünde arka arkaya çektiğim fotoğraflar)






İşte beş günüm böyle geçti:)

2 Ekim 2011 Pazar

Yeni Oyuncağım:)

Beklenen gün geldi ve dershaneden tabletlerimizi verdiler:D Dershane seçerken tablet vermeleri hepimizi cezbetti ne yalan söyleyelim:)


Çok süpersonik bişi değil ama iş görmesi yeterli mantığıyla bakıyorum.Ayrıca hocaların konu anlatımlı videoları varmış yani olay her an her dakika ders çalışmak:D


Beyaz olmasına ayrı bi sevindim doğrusu siyahları iyice çin malı gibi duruyordu , ayrıca telefonumla uyumlu oldu böylelikle:)

Ece'nin bana diktiği çantaya attım tabletimi şimdi İstanbul yollarına dökülebilirim:D Annemin ameliyat öncesi son mrlarını halletmek için gidiyoruz bir kaç gün yokum sonrasında ameliyata kadar buralarda olacağım.Bu aralar epey koşmalı geçecek özetle.

Ece'nin pasajı için tık tık




Hepinizi öperim...

21 Haziran 2011 Salı

Hayat Bugün Bana Güzel:)

Annemin 3. kemoterapisi için İstanbul'a geldik ve bugünü sıcağı sıcağına paylaşmak istedim:) İkinci kemoterapiden sonra annem bayağı iyi oldu biz de bugün aylar sonra kendimizi sokaklara vurduk İstanbul'un tadını çıkardık yasakları deldik hattaa:D

İlk olarak kendime diktiğim elbiseden bi kuple görmenizi istiyorum kalan kısmını daha sonra paylaşacağım:))


Yüzümüzü gülümseten bir an:)




Ben orda gökkuşağı gördüm siz de görebiliyor musunuuuz?



Renk renk balonlara bayıldıım:)


Boğaz turu sonrası Paşalimanı'na gidip yemek yedik saatlerce denize baktık:)

Anneme yasak olan yemek listesini bugün çöpe attık:D

Karışık fajita ve sezonun ilk dondurmasıııı




Güzel bir günün sonuna geldiiik:)

20 Mart 2011 Pazar

Ben Geldim:)

Bugün İstanbul'dan tıpış tıpış döndüm:) Planlar hiç istediğim gibi gitmedi bazı sebeplerden dolayı hiç bi yeri gezemedik.Benim canım sıkıldı tabi hal böyle olunca içim biraz buruk döndüm:) Esra'yı görmüş oldum en azından değişiklik oldu.
Sabah bi umutla Eminönü'nde dolandım malzeme bulurum belki diye dükkanlar kapalıydı tabi işportacı ve turistlerden başka kimsecikler yoktu:) Zaten nereye gideceğimi tam olarak bilemediğim için hafif tırsak şekilde gezdim:) Sonra kedilerime mama alıp Kadıköy'e geçtim.Feribot Haydarpaşa'ya uğradı ve on dakika yanaşamadı ben ölüp ölüp diriliyorum herkes tedirgin şekilde etrafa bakıyor.Neyse sonunda karaya ayak basabildik , ben de koşa koşa biletimi alıp servisime bindim.Eve geldiğim gibi kediciklerimi doyurdum yeni mamalarının sevincini yaşadı yavrucaklar:) Karamel'imle öpüştük koklaştık bir güzel karnını doyurduk sonra iki ayak üstüne dikilip etrafı gözetlemeye başladı , kamerayı yanımda taşımadığıma üzüldüm o an:)

Uzun zamandır aklımda olan bir proje vardı düğün sezonu yaklaşırken nedime taçlarını hazırlamak gerek diye düşündüm vee çalışmalara başladım:) Neredeyse her düğünde genç kızlara bu tarz taçlar dağıtılıyor artık hatta kuzenimin düğününde de dağıltılmıştı pek bi severek takmıştım:) İşte bunlar da benim yaptıklarım...





23 Aralık 2010 Perşembe

Clutch Sahibine Doğru Yola Çıktı

Leopar clutch kime gidiyor merak ettiniz mi?:) Çoğunuza yabancı olmayan bir isim İzmir İstanbul Arası desem:) Eda'cım da internet aleminden olunca daha samimi bir alış-veriş oldu.Şu ana kadar aldığım siparişler içinde strese girmeden çalıştığım ilk iş oldu.Bütün müşterilerim Eda gibi olsun kampanyası başlatmak istiyorum:D Eda'ya tekrar teşekkürlerimi sunuyorum:)

Paket istedğim gibi olmadı karton sert olduğu için yanlar bir türlü yapışmadı.Umarım gidene kadar açılmaz.


Ben şimdi butiğe yolladığım ürünleri pasaja tekrar ekleyemeye koyulayım:)

18 Aralık 2010 Cumartesi

Peki Ales Umrumda Mı?:)

Bugün birden bana bi' hal geldi hadi dedim artık bi' adım atayım.Sanırım doğru zaman ve olması gereken zaman buymuş:) İstanbul hazır olun çok yakında ürünlerim sizlerle buluşuyor:) Bugün bir butikle prosedür olarak anlaştık:D Ağzım kulaklarımda tabi Ales umrumda olmaz:D
Hiç çalışmadım arkadaş gene boşuna giriyorum sanki.Benden adam olmaaağz benden adam olmaağz...
Bu zamana kadar yaptığım yeniyıl temalı ürünler butiğe gidiyor.Eee bana bir şey kalmadı:) Ben de hemen yenilere başladım bi' tane yeniyıl temalı küpemiz var bir de normal:)




Çok mutluyum ben:) Gelişmeleri size yazarım.Kalp kalp kalp:)

6 Aralık 2010 Pazartesi

Uzun Bir Gün:)

İstanbul'dan döndüm:) Kpds cevaplarımı kontrol ettim gereken puan çıktı gibi görünüyor ama bazı cevapları hatırlayamadım ne bileyim gelince göreceğiz artık:D Sınav çıkışı bir gezmişiz bir gezmişiiiiz hala çok yorgunum.
Beyazıt'an Sultan Ahmet'e gittik ilk işimiz Sultan Ahmet Köfteci'sini gitmek oldu.Her yanımız turist ben daha ilk gidiyorum onlar kim bilir kaçıncıya gidiyor insan özeniyor:)
Köftecide duvardaki yazılar dikkatimizi çekti.Ünlülerin yazdığı yazıları çerçeveletmişler Münir Özkul'un yazısını fotoğrafladık.


Yemeğimizi yedikten sonra ilk iş müze kartımızı aldık hemen Ayasofya'ya girdik.Daha önce de gitmiştim ama o zaman üst kata çıkamamıştık.Bu kez de bazı yerlerde tadilat vardı.Pek hoş bir görüntü olmuyor haliyle.Fotoğraflarım pek istediğim gibi olmamış pillerin azizliğine uğradım bu kez.Ama herşeye rağmen muhteşem...



Mozaiklerin ne kadar harika olduğunu anlatamam gerçekten kelimeler yetmez. Mozaiklerde flaş kullanımı yasaktı aslında ama turistler çatır çatır patlattı flaşları.



Sonraki durağımız Topkapı Sarayı oldu.Çoğu şeyin fotoğrafını çekemedik izin yoktu malesef.Bir sürü değerli eşya vardı herşey değerli taşlarla süslenmiş ama Kaşıkçı Elmas'ını görünce diğer hepsi sönük kaldı.Kutsal Emanetleri de gördük.Yalnız Musa'nın Asa'sının gerçek olduğuna pek inanasım gelmedi.Zaten bazı eserlerin gerçek olduğundan emin değiller diye biliyorum zarar verileceği için karbon testi de yapılamıyormuş.

Topkapı'da gizli çekimle çektiğim örtü:)


Bütün ihtişamıyla Sultan Ahmet Camisi...


Sınavdan iki gün önce de Mısır Çarşına uğramıştık.Bu görüntüyü sizle paylaşmazsam olmazdı gerçekten:) Bu amcacım kafasına kediyi oturtmuş gezdiriyor.O hayvanı nasıl eğitti , ne yaptı , nasıl bir psikolojiye sahip.... diye bir sürü soru geçiyor kafamdan.Fazla söze gerek yok yorumsuz diyorum:D

5 Kasım 2010 Cuma

İstanbul'a Hazırım

İlk kez İstanbul hazırlığım erken bitti ve takı yapmaya fırsatım oldu:) Daha önceden saten kumaştan hazırlamış olduğum fiyonku yüzük haline getirdim.Yarın sıcağı sıcağına takmayı düşünüyorum , yüzüğümden beni tanıyabilirsiniz:D Gören olursa gelin tanışalım:D


Bunlar da tığ işi uydurmalarım:) Tığla bir şeyler yapmayı pek bilmiyorum bunlar öyle denemelik olanlar.

Unutmadan Bebek Kedi Kız'a teşekkürlerimi sunayım:) Beni ödüle layık görmüş sağ olsun yıl oldu ben ancak yazabildim bloğa kusuruma bakma:)


İstanbul dönüşü görüşürüz , öperim herkesi:)