düğün etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
düğün etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Ekim 2011 Cumartesi

Evlilik Mimi

Sevgili Hera ve Deep beni mimlemiş.Konumuz hayalimizdeki evlilik:)

Bu konuda yazmak bile zor seçtiğim resimleri öylesine seçmeme rağmen bir saat resim aradım.Evlenmeye kalksam bi senemi harcarım bu olur yani:D

Gelelim detaylara şimdi ben herşeye el atan bir insan olarak düğünle ilgili her şeye müdahale etmek istiyorum.Her şeyde benden bi parça olmalı , sanırım bunu epey abartıyorum ama masa örtülerini bile kendim dikmek istiyorum.Tamam bu psikopatça geliyor o halde bunlarla uğraşabilir miyim bilemiyorum , belki bir örneğini belirleyip kalanını atölyeye yaptırabilirim diyorum:)

Davetiyemin üzerinde kesinlikle dantel detayı istiyorum isteğime uygun kaliteli duran bir tane bulamazsam gözümü karartır kendim yaparım:) Çünkü duvağım dantelli olacak arada uyum olmalı.



Sonra nikah şekerlerini kendim yapmak istiyorum , fimolarla hediyelik ciciler yapmak istiyoruum:)

Kına gecesinde kızlara dağıtılmak üzere nedime taçları yapmayı planlıyoruum:)Özetle heeer detayın üzerinde uğraşmak emek vermek istiyorum tamamen benim düğünüm olmalı:)

Düğün konseptiyle ilgili iki düşüncem var yüzde doksan sade tonları tercih ederim diyorum ama renk kullanmayı istersem her masayı rengarenk çiçekler süsler.Bu çok çok düşük bir ihtimal.

Kır düğünü istiyorum , resimdeki gibi bir mekan içinse neden olmasın diyorum:)


Etrafla böyle çiçekler olmalı


Masalarda sevimli şekerler olsun



Gelinliğim kesinlikle beyaz olmayacak çok çiğ duruyor o nedenle sevmiyorum , kırık beyaz krem arasında bir renk istiyorum.Ayrıca straplez gelinlik istemiyorum bu bana kolaya kaçmak gibi geliyor.Hani düğüne giderken siyah klasik normal bir elbise almak gibi geliyor:)

Şu ana kadar hiç bir gelinlik için işte bunu giyebilirim demedim öyle bir aşk olmadı aramızda.Bu aşkın kendi gelinliğimle olacağına inanıyorum:) Gelinlikle ilgili tek bildiğim şey victorian detaylar içereceği sırtı çapraz bağlı ya da tamamen düğmeli olabilir:)


Düğün pastası olarak karton üstü kaplama pastalar getirip bıçakla kesermiş gibi yapıyorlar ya işte o olay düğünün bütün büyüsünü bozuyor.Benim pastam gerçek pasta olmalı:)




Saçlarım romantik topuz olmalı makyajda ise doğal tonlar tercihim


Gelin çiçeği genel konsepte uygun olmalı



Gelin ayakkabılarımı rahatlığına göre seçmeyi düşünüyorum platform topuk seçerim diye düşünüyorum.Ayakkabı için klasik bir seçim yapmayı düşünüyorum resimdeki model fazla süslü olsa da kalbimi çaldı:)


Şu postu yazarken bile çok zorlandım evlilik zor iş:D

Bu mim kimlere gidiyor :

Mystery

Mia

Ekimoza

20 Mart 2011 Pazar

Ben Geldim:)

Bugün İstanbul'dan tıpış tıpış döndüm:) Planlar hiç istediğim gibi gitmedi bazı sebeplerden dolayı hiç bi yeri gezemedik.Benim canım sıkıldı tabi hal böyle olunca içim biraz buruk döndüm:) Esra'yı görmüş oldum en azından değişiklik oldu.
Sabah bi umutla Eminönü'nde dolandım malzeme bulurum belki diye dükkanlar kapalıydı tabi işportacı ve turistlerden başka kimsecikler yoktu:) Zaten nereye gideceğimi tam olarak bilemediğim için hafif tırsak şekilde gezdim:) Sonra kedilerime mama alıp Kadıköy'e geçtim.Feribot Haydarpaşa'ya uğradı ve on dakika yanaşamadı ben ölüp ölüp diriliyorum herkes tedirgin şekilde etrafa bakıyor.Neyse sonunda karaya ayak basabildik , ben de koşa koşa biletimi alıp servisime bindim.Eve geldiğim gibi kediciklerimi doyurdum yeni mamalarının sevincini yaşadı yavrucaklar:) Karamel'imle öpüştük koklaştık bir güzel karnını doyurduk sonra iki ayak üstüne dikilip etrafı gözetlemeye başladı , kamerayı yanımda taşımadığıma üzüldüm o an:)

Uzun zamandır aklımda olan bir proje vardı düğün sezonu yaklaşırken nedime taçlarını hazırlamak gerek diye düşündüm vee çalışmalara başladım:) Neredeyse her düğünde genç kızlara bu tarz taçlar dağıtılıyor artık hatta kuzenimin düğününde de dağıltılmıştı pek bi severek takmıştım:) İşte bunlar da benim yaptıklarım...





25 Şubat 2011 Cuma

Çocukça Mim:)

Sevgili Tırsak Külkedisi ve Deep beni mimlemiş ve demişler kii küçükken yaptığınız rezillik nedir? :) Düşündüm düşündüm aklıma rezillik gelmedi en fazla altıma kaçırmışımdır e bunu hepimiz yaptık canım:)
Ben öyle içimden geldiği gibi yazıyorum bu mimi aklıma gelen olayları anlatayım sizlere.Konudan konuya atlamama alışın:)

Annem çalıştığı için ben haftanın beş gününü halam ve babaannemlerde geçiriyordum.Bir de tek çocuk olunca bir de fazlasıyla evham sahibi insanlar oluncaa ben öyle sokaklarda özgürce koşan bir çocukluk geçiremedim , en azından ilkokula kadar:) Bizimkiler beni sakındıkça hep başıma bir şey gelmiştir.Bir de cuma günleri annem beni almaya gelirdi o gün resmen bayram günüydü benim için.Çünkü hafta sonu parklara gitme vaktimizdi:)
Ben hafta içi evde tıkılı olmamdan dolayı annemle ne zaman dışarı çıksam zincirden boşanmışcasına koşardım:) Bu koşmalar yüzünden bisiklet ve salıncak çarptı bana izleri de hala duruyor:D Yaralı bereli bir çocukluk oldu anlayacağınız:)

Kısa kısa yaşadığım ilginç olaylardan bahsetmek istiyorum içinde biraz utanç da var:)

-İstanbul'da babamın teyzesine kalmaya gitmişiz söylenene göre 3 yaşındayım(benim hafızam çok iyidir önemli olayları unutmam asla) annemler kahvaltı hazırlıyor ben de su istedim kimse ilgilenmedi baktım dolaptan kolonya çıkarmışlar soğuk olması beni cezbedince aldım onu içtim:D Tabi tadı acı olunca başladım ağlamaya sonra su verdiler.İlgi çekmeye çalıştım heralde.
Zaten annesi çalışanlar ilgi çekmeye illa ki çalışmıştır çünkü anne işten gelip yemek yapmaya başlıyor.O kadar özlemişsin ama şimdi olmaz sonra oynarız diyor olacak iş mi:) Ben de taktik geliştirmiştim annem işten geldiği gibi camın kenarına gidip çişimi yapıyordum üst baş batıyor tabi beni yıkamak zorunda kalıyordu önce:) Bu mevzu bir süre devam ettikten sonra babam tarafından ambargo geldi sıkıyorsa yap bi daha:D

Ama yaşadığım en utanç verici olay şöyle gelişti.Bir aile dostumuzla tatile gitmişiz onların da benim yaşımda oğlu var.O gece dışarda gezdikten sonra otelde onların odasına çıkıyoruz çocuklar acıkmıştır diye önümüze kahvaltılık bişiler getiriyorlar.Ben de kaşar peynirini çok severim sağlam yiyorum heralde:) Çocuk annesine sitem ederek bize kalmayacak yeaa dedi ve ben bunu hala unutmuyorum işte o kadar içerlemişim:D

Gördüğünüz resimler bana ait:) Üstteki resim düğünde çekilmiş bir fotoğraf saçımın muhteşemliğine hayran kaldım nasıl bir topuz öyle:D O modelin bir adı vardı simon diyorduk, neden öyle bilmiyorum:) Ayakkabılar da takoz gibi duruyor içe bastığım için özel yaptırıyorlardı mecburen bunlarla gezdik:) kırmızı rugan ayakkabı daha tatlı olurdu.

İkinci fotoğrafımızda gülmekten katılıyorum sebebi ne bilemedim:)


Kedileri ne kadar çok sevdiğim daha o zamandan belli değil mi:) Parmaklarımda kırmızı oje var sanırım pek seçemedim:)

Bu mim kimlere gidiyor :

Semforever
Kırmızıtaban
Siyahsüt
Francesca Mckennitt
Gök

11 Ekim 2010 Pazartesi

Düğünden Tek Kare:)

Geçen hafta kız tarafında olan düğündeki kıyafetimi merak edenler vardı.Onu koyamadım ama Adapazarı'nda yapılan düğündeki kıyafetimi fotoğrafladım.Daha doğrusu doğaçlama bir fotoğraf çekilmiş baktım bloğa koymaya uygun hemen ekledim:) Fazla afişe olmayım diyorum yüzüme bir çiçek kondurdum:)
Elbisenin modelini ben beğendim renk seçimleri de bana ait:) Mezuniyet gecemizde giymek için anneme diktirmiştim.Model Burda'dan:) Pudra pembe ve siyah saten kumaş kullandık.Maliyet inanılmaz uygun kumaşlara 20 lira gibi bir para ödemiştik.Hem elbise hem çanta diktik o kumaşlarla.Küpelerimi de kendim yapmıştım:) Fotoğrafta pek belli olmamış, pudra pembe satenden fiyonk yapıp ortasından iki üç sıra zincir sarkıtmıştım:)
Bloğum iyice kıyafet bloğuna döndü farkındayım:) Ama bu hafta yeni ciciler yapacağım söz veriyorum:) Düğün,İstanbul derken bir de üstüne grip oldum.Dinlenirken boş durmaya niyetim yok:)

Bu arada düğün için saçlarımı kendim yapmıştım.Her zamanki gibi çok aceleye geldi.İstanbul'dan düğüne yetişmek için büyük bir koşturmacayla geldim.Hazırlanmak için iki saat vaktim vardı ki bu benim düğün hazırlıkları için imkansız bir süre.Saçlarım çok çok fazla toparlamak , adam etmek çok zaman alıyor.Ben de apar topar maşayla doğal dalgalı görünüm verip arkadan biraz toparladım sol taraftan serbest bıraktım saçlarımı.Bu fotoğraf düğünden sonra çekildiği için saç baş kalmamış haliyle.Onca saat hopla zıpla saç mı dayanır:D Tabi ben aceleden saç spreyi de almayı da unutmuştum:D Öyle böyle derken düğünü de atlattık onlar ermiş muradınaa biz çıkalım kerevetineee:)

1 Ekim 2010 Cuma

Bileklik Yaptım

Bir kaç gündür süren sessizliği sonunda bozuyorum:) Bilekliklerdeki kampanyam nedeniyle bileklik çeşidini arttırmak için bu bilekliği yaptım.Fırsatım olursa bu gece bir tane daha bileklik yapmayı düşünüyorum.

Neden fırsatım olmadığına gelinceee.Yarın kuzenimin düğünü var.Kız tarafı Edirneli olduğu için çift düğün yapıyoruz yarın Edine'de haftaya Adapazarı'nda düğün olacak.Bir koşuşturmadır gidiyor.Kıyafet olaylları beni şimdiden yordu saç,makyaja hiç girmiyorum.Çok fazla özenemeyeceğim artık olduğu kadar diyorum.Az sonra kuaföre gidip saçlarımı kestireceğim eh bi fön de çektirirz işte.Malum düğünlerde ben saçlarımı kendim yapıyorum üç kişilik saça sahip olduğum içi kuaförlerin yaptığı saç rezil rüsva oluyor.Yaşımdan 10 yaş fazla gösteriyorum.
Yarın Edirneye gittiiğim için kursu kaçırıyorum ama gece döneceğiz ve pazar günü ben o yol yorgunluğuyla İstanbul'a gideceğim.Ne azim:D Bu gece bi post daha girmeye çalışırım artık olmadı pazartesi görüşürüz..Öperim herkesi...