mim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Ağustos 2012 Perşembe

MimMmM:)



Ribelcim canikom beni mimlemiş , işte karşınızdaa sorular ve cevaplar:)

 Çaresi bulunmayan bir hastalığa yakalandınız ve bunun sonucunda yaklaşık 1 yıllık ömrünüzün kaldığını öğrendiniz.Kalan 1 yılınızda ne yapardınız? 

Hiç durmadan gezerim:) Nasıl olsa 1 yıl ömrüm kalmış  her şeyi denerim heralde.

Fobileriniz, takıntılarınız var mı? Varsa neler?

Garip huylarım var:) Mesela yüksekten korkuyorum balkondan aşağı bakarken içim tuhaf olur ama gelin görün ki dün akşam  5 katlı bi apartmanın çatısında kiremit tepelerinde elimde fenerle yata yuvarlana kedi kovaladım:) Çatıda yavru kedilerden biri mahsur kalmış benim gibi hayvansever komşu kızını gaza getirdim.Sonrası mı :

Çatıya çıkınca  ben yavaş yavaş bulunduğum yere çöktüm:)

İnanırsak senin yükseklik fobin mi vaar?

Hıı biraz...Sen git ben gelirim yavaş yavaş:)

Gülüşmeler...

Yeri gelmişken bu olayı da anlatmış bulundum:)

En belirgin takıntım şu : Biri hapşırdığında nefesimi tutuyorum.Sanki nefesimi tutarsam bütün mikroplardan kurtuluyormuşum gibi:D Evet çok saçma:)

Bir sabah kalktınız ve dünyada hiçbir insan olmadığını öğrendiniz, ne yapardınız?

Hayvanlarla iletişim kurmayı denerdim:)

Dünyayı dolaşmak isteseniz hangi ülkeden başlardınız, neden?

Önce Türkiye'den başlamak isterim sonuçta kendi ülkem o sebepten:)

İtiraf edin prens/prenses e dönüşür diye kaç kurbağa öptünüz?

Bi tanesini bi metre uzaktan öptüm:) Her gün gidip aynı kurbağayı izliyordum.Hayvan sevgim üst seviyede:) 


En son yaşadığınız küçük düşürücü, unutamadığınız olay?
Bu tarz olayları unutmaya çalışıyorum açıkçası sanırım o yüzden aklıma bir şey gelmedi:)
Asla yanınızdan ayırmadığınız 3 şey?
Sadece cüzdan diyebilirim bu soruya.Zaman zaman telefonu evde unuttuğum oluyor:)
Hayatınızın bir kitap/ film olmasını isteseydiniz hangi kitap/film olmak isterdiniz?
  Eternal Sunshine of the Spotless Mind olabilir:)
En yakın arkadaşınızın bir uzaylı olduğunu ve sizi ilk denek olarak kendi gezegenine götüreceğini öğrendiniz, ne yapardınız? 

Bu zamana kadar neden söylemedin hadi çabuk gidelim derdim:)

İsviçreli bilim adamları görünmezlik hapını buldu ve siz bu hapı kullanan ilk kişisiniz. Hapı kullandıktan sonra yapacağınız ilk şey nedir?
Merak ettiğim her şeyi öğrenmeye çalışırım:)  

Mimlediklerim : 



 

 
 


16 Mart 2012 Cuma

Psikolojik Mim


Deep'ten gelen bir mim daha :

1. Kendini seviyor musun?

Seviyorum tabi ki.Bana göre kötü olarak adlandırdığımız insanların temel problemi kendilerini sevmeyi becerememeleri.Bu sevgiyi fazla abartmak da hoş olmuyor tadında bırakmak lazım:)

2. Yapmaktan hoşlandığın şeyler?

Hayal kurmak , yeni fikirler bulmak , dikiş dikmek , bisiklet sürmek , nadiren de olsa mutfağa girip değişik şeyler denemek.Bir de en çok sevdiğim şey hayvanları sevmek.Tülüş bir şey görünce dayanamıyorum:)

3. Hedeflerin nelerdir?

Ben önüme hedef koymuyorum.Bunu şöyle açıklayabilirim.Mesela meslek olarak ne yapacağıma karar vermiş değilim , belirli bir seçimim yok.Tek bildiğim severek yapabileceğim bir işim olsun.10 yıl sonra kendimi şu şirketin , şu pozisyonunda , x marka arabası olan biri olarak hayal ediyorum gibi cümleler bana çok uzak.Ayrıca böyle düşünmek daha iyisine sahip olabilme ihtimaliniz varken hedeflediklerinle sınırlı kalmanızı sağlayabilir.

4. Nefret ettiğin şeyler?

Nefret benim için çok keskin bir duygu ve bu kadar ağır bir duyguyu içimde barındırmak ancak kendime zarar verir.Ayrıca çok çabuk duygu geçişleri yaşayan bir yapım var kolayca sinir olabiliyorum:) Bir şeyle uğraşıyorken birinin dikkatimi dağıtmasına , başkalarının hakkına tecavüz eden insanlara , işlerin ters gitmesine , tutarsız davrananlara bildiğiniz gıcık oluyorum! :)

5. İlham aldığın kişiler?

Kötü şartlarda bulunmasına rağmen yaşama sevincini asla kaybetmeyen insanlar.

6. Favori şarkıların, filmlerin, kitapların nelerdir?

Seçmek zor:) Son günlerdeki favori şarkım bu.

Film : "The Prestige" demek geldi içimden.

Kitap : Akaşa yayınları diye özetlesem yeterli olur sanırım:)

7. Birisinin yazdığı ölüm notunu bulmuş olsaydın ne yapardın?

Bu kadar ağır ne yaşadığını merak ederdim.

8. Kendini tek bir cümleyle anlatabilir misin?

Neysem "o"yum.

Mimlediklerim :

Küçükkurba

Kirazlı Sakız

J.d

23 Şubat 2012 Perşembe

En Sevilenler Mimi

Sevgili Dipsos beni epey zaman önce mimlemişti.Aklım fikrim çantalarda olunca onları bitirmeden dokunamadım , sıra ancak mime geldi:)
1. En sevdiğin şeyler nelerdir, nelerden hoşlanırsın ?

Bu sorunun ucu çok açık ama hangi birini sayayım:) Özetle sayacak olursak ; insanlarla iletişimde olmayı , konuşmayı , hayvanları , çikolatayı , fondüyü ,bisiklet sürmeyi,salıncakta sallanmayı , gezip tozmayı , diy projelerini , el işlerini , spiritüel mevzuları severim.

2. Bilgisayarda vaktini neler yaparak geçirirsin?

Yabancı bloglardaki diy projelerini incelerim.Dikiş diktiğim zamanlarda müzik dinlerim çünkü eğlenmediğim zamanlarda hata yaptığımı fark ettim:) Bunların dışında bol bol fotoğraf düzenliyorum.Tek başıma dizi izlemeyi sevmesem de Game of Thrones'u izliyorum.Bir de çok sıkıldığımda eğlenmek için Bir Erkek Bir Kadın açarım bi yandan bloglarda gezerim:)

3. En sevdiğin filmler nelerdir, veya izlediğin ve hafızanda kalan veya kesinlikle izleyin dediğiniz?

İlk aklıma gelenleri sayıyorum : The Crow ,Underworld serisi ,Fight Club,godfather ,V for Vendetta ,Lord of The Rings , The Silence of The Lambs , Amedeus , Eternal Sunshine of The Spotless Mind , Scent of a Woman , Beetlejuice... bu liste böyle gider:)
4.Şu sıralar almak istediğiniz şeylerin listesini yapsanız bunlar neler olur?

Profesyonel fotoğraf makinası ve sanayi tipi dikiş makinasi bana yeter de artar:)

5.Şu sıralar en çok dinlediğiniz şarkılar? ( 3 tane )

Can Bonomo-Şaşkın

Soley - Pretty Face

Flunk - Sunday People

Şarkıların birbiriyle alakasız oluşu farklı ruh hallerime hitap etmesinden kaynaklanıyor.Mesela Sunday People'ı genelde uyku öncesinde , Can Bonomo'yu enerjik olduğumda dinliyorum:)
5. Şu sıralar en çok dinlediğiniz şarkılar? 3 tane.

4 Şubat 2012 Cumartesi

Sorular-Cevaplar Mim

Sevgili Milenam beni mimlemiş , hemen cevaplayalım öyleyse:)

1) Sence çok anlamlı bir söz?

Beni öldürmeyen şey beni daha güçlü kılar.En zor zamanlarda hep aklıma bu sözü getirip derin nefes almışımdır:)

2) Makyajında olmazsa olmazın?

Siyah göz kalemi olmadan bakkala bile gitmediğimi söylemiştim sanırım:)

3) Uyguladığın güzellik tüyosu?

Fondöteni avuç içime sürüyorum ve iki elimi birbirine sürtüyorum daha sonra yüzüme sürüyorum.Böyle yaptığım zamanlarda nedense makyajım çok güzel oluyor:) Bir de soruyu okuduğumda aklıma şu video geldi:)

4) En sevdiğin çiçek?

Hibiscus'u çok seviyorum , çayını yapıp içiyorum hatta arasıra:D Hanımeli ve sümbül de favorilerim.



5) En nefret ettiğin şey?

Göz göre göre başkasının hakkına tecavüz eden şahıslar.

6) En çok sevdiğin iltifat?

Sanırım içten biri olduğumun söylenmesi:)

7) Favori kitabın?

Kryon Bir İnsan Gibi Düşünmeyin'i okuduğum için şu an favorim o.Biraz maziye giderse ergenlik zamanlarına mesela ; Mehmet Rauf'un Eylül romanını okumuştum hani edebiyat tarihimizin ilk psikolojik romanı.Yemin ederim benim psikolojim bozulmuştu.Zaten aşıktım , okurken iyice heba olmuştum.O romanın bıraktığı izler çok derin yani:D

8) Sana görünüş olarak yakın bulduğun ünlü?

Yüz taraması yapan bir internet sitesi vardı orda hep Kirsten Dunst çıkıyordu:) Turuncu saçlı hallerimi nadiren benzetiyordum ben de.



9)Herkesin beğendiği ama senin sevmediğin bir ürün?

İlk aklıma ugg botlar geldi , modası geçsin şunların artık:)

10) Şu an en çok almak istediğin kozmetik ürünü?

Her şeyi istiyorum desem:D

Bu mimi kimlere gidiyor:

Mia
Semforever
Küççükkurba

6 Aralık 2011 Salı

Çok Yönlü Blogger Ödülü

Blogların mucizesi , umut ışığı Milena'mdan vee kovaların kraliçesi Hera'dan ödül almış bulunmaktayım.İkisine de çok teşekkür ediyorum.

Kurallar:

1. Bize gönderen kişiye teşekkür ediyoruz.

2. Hakkımızda 7 sey yazıyoruz.

3. 10 begendiğimiz blogger arkadaşımıza gönderiyoruz.


Gelelim hakkımdaki gerçeklere:)


1.Lise hazırlıktayken İngilizce kitabında okuduğum "Birisi hapşırdığında saçtığı virüsler 4 millik alana yayılır." sözünden sonra garip bir huy edindim.Nerde olursam olayım biri hapşırdığında nefesimi tutabildiğim kadar tutuyorum:D Virüsler zaten 4 mile yayılıyor , yaptığım şey ekstra saçma biliyorum:D

2.2010'da arkadaşlarla yılbaşını kutlamaya gittiğimiz mekanın sahibi herkesin tanıdığı down sendromlu bir çocuğa eğlenenlerin fotoğraflarını çekmesi için fotoğraf makinesi vermişti.Erken kalkan arkadaşları geçirmeye çıktığımızda çocuk şaşkın bi ifadeyle bana baktı gözlerini kıstı ve arka arkaya beş poz fotoğraf çekti.O günden beri ne gördüğünü ve downluların gözünden dünyanın nasıl göründüğünü çok merak ediyorum.

3.Evet ben de eskiden gayet tombik bi insandım:) Tartı 60'ı gösterdiği gün aman yareppi deyip azimle 11 kilo verdim.(Bakınız boyum 1.58 yani düşünün) O günden beri de 50 kiloyu geçmemeye dikkat ediyorum , 6 senedir aynı kilodayım:)

4.En büyük zaafım mayonez.Ekmeğe sürüp yeme kabiliyetine sahip bi insanım.İğrenç geldiğini biliyorum ama çok yaptım:D Kilo almamak için evden uzak tutmaya dikkat ediyorum yoksa gelsin tostlar , sosisliler...Topaç gibi oluyorum:D

5.Hayvanlara ve çiçeklere karşı zaafım var.Yolda görüp beğendiği çiçeği koparanlardan değilim her şey yerinde güzel diye düşünürüm.Hatta küçükken çiçeklere cicik yaparken çekilmiş bir fotoğrafım var:)

6.Ölmüş bir yakınımı düşünüp , keşke görsem şimdi seni deyip sonra da sakın gelmeeaaa diye aklı çıkan yatağa gömülüp yorganı kafasına kadar çeken bi insanım.Eskisi kadar abartmasam da ara ara olur bu hal:)

7.Bilmediğim bi mekana gitmekten hoşlanmıyorum.İlla ki gitmem gerekiyorsa gidiyorum ama hoşlanmıyorum işte.Yanımda orayı bilen biri varsa önden sen gir hadi bakalım diye yolu gösteririm:D

Bu ödül kimlere gidiyor :

Küçükkurba

Girlythings

Birdysevda

Aslı

Kirazlısakız

Bossa Nova

Bazenböyleyim

Eh bu kadar yeter bence:)

24 Kasım 2011 Perşembe

Süper Babaannem-Mim


Fran'dan süpper bir mim geldi babaanne/anneannemizle ilgili anılarımızı anlatmamızı istemiş.Ben babaannemi anlatacağım , kendisi şu an aramızda olmasa da hala gülerek anıyoruz:)

Annem çalıştığı için çocukluğum babaannemle geçti diyebilirim.Annem ve babaannemle başbaşa olduğumuz anlar haricinde uslu bir çocuktum:) Bütün nazım onlara geçiyordu kendi adıma epeyce eğleniyordum:) Neyse gelelim babaannemle ilgili anılara.

Ben 8 yaşlarındayken babaannem beyin kanaması geçirdi arkasından çok geçmeden alzheimer hastası oldu.Hastalık sebebiyle hafızası gelip gidiyordu ve bu benim için eğlence unsuruydu tabi ki:)

Günlerden bir gün babaannem çarşaflarını toparlayıp koltuk altına sıkıştırmış , dış kapıya yönelmiş gidiyor.Hayırdır babaanne nereye böyle dedim.

-Fadime halama gidiyorum dedi.
-Fadime halan yıllar önce öldü dedim:) Sonra yatağına geri dönüp Fadime hala ölmüşş diye ağlamaya başladı.

Ben gülme krizindeyim.Sonra gülmesene diye bana kızdı atıştık sanırım.Zaten sürekli iki kardeş gibi kavga ederdik:)

Hatta bu kavgalar çoğu zaman abur cuburları paylaşamamaktan kaynaklanıyordu:) Babaannemde yaşlılık şekeri vardı ve çikolata türevleri yemesine fazla izin verilmiyordu.Ben okul dönüşlerimde gofret ya da halley alırdım ikimize beraber gizlice yerdik:) Bazen sen çok yeme dokunur deyip vermek istemezdim işte o zaman kavga başlardı:D

Babaannemle ilgili hatırladığım een bomba olay şöyle :

Annem , babam misafirliğe gitmiştik gece 12 gibi eve dönüyoruz.Giderken tvde show tvyi açık bırakmıştık.(babaannem kanalları değiştiremiyordu) Eve geldiğimizde babaannemi tutti frutti izlerken bulduk.Hepimizi bi gülme aldı tabi:D Annem kanalı değiştirmeye yönelince babaannem kızdı dursana kızı kaçırdılar gibi bir şeyler söylemişti işte o an yerlerdeydik:D

Bir de babaannem rüyalarını gerçekten yaşadığını sanardı.Bunun en canlı örneğini gözümüzün önünde yaşadık.1999 depremi sonrası halam , amcam ve bizim aile hep beraber kalıyorduk.Karşı evde oturan samimi görüştüğümüz bir teyze geldi babaannem de yeni uyanmıştı.Kadının yanına oturdu ve anlatmaya başladı.Gece büyük oğlum beni bi dövdüü bi dövdüü hep buralarıma vurdu her yerim morardı dedi.O kadar inandırıcı anlattı ki gerçekten bir an şüphe ettim.Çok geçmeden rüyasında gördüğünü anladık zaten hepimiz aynı odada yatıyorduk bırakın öyle bi olay olmasını en ufak bir kıpırtıda uyanmaya duyarlıydık.Bir yandan deprem bir yandan depremi fırsat bilip evlere giren hırsızlar sebebiyle diken üstünde uyuyorduk:) Daha sonra annemler babaanneme durumu açıklamaya çalıştılar pek tatmin olmasa da en azından misafirlerin yanında böyle bir olayın tekrarı olmadı:)

Son olarak aklımda kalan en güzel anı anlatıyorum :

Babaannem beni öğle uykusuna yatırmış ayağında sallıyordu bir yandan şarkı söylüyor "kapat gözlerini kimse görmesin yalnız benim için bak yeşil yeşil..."

O sırada babam öğlen yemeğine geldi , bana org almış öğle uykusu iptal oldu haliyle ben çaldım babaannem söyledi:)

Babaannemle ilgili pek çok anım var , komik olanları seçmeye çalıştım umarım eğlenirsiniz:)

Mimlediklerim :

Milena

Aslı

Süpersonik Bombastik

*Babaanne/anneannesini erken kaybetmiş olanlarınız varsa kusuruma bakmayın

9 Kasım 2011 Çarşamba

Renkli Ruhlar


Deeptone beni mimlemiş.Mimin orjinali için Hemsponpi'nin bloğuna bakabilirsiniz.

Mim soruları:

1-Ruhunuz hangi renk ?
2- İzlediğiniz blogçular sizce hangi renk ?

Sanırım pembeyi çok sevmemle alakalı olarak ruhum hep pembe gelir.Pembe neşeyi ve pamuk şekeri çağrıştırır bana.Kendimi neşeli pamuk şeker gibi hissettiğim zamanlar oluyor:D Şu anda pembe değilim mesela şu an kan kırmızıyım öle hissediyorum.

Gelelim diğer blogculara:

Deeptone bana göre şeffaf , renksiz yani.

Francesca açık mavi.Özgürlüğü anımsatıyor.

Mia nar çiçeği.Kırmızının tutkusuyla turuncunun enerjisinin karışmış hali gibi.

Hera asil siyalardan.Kısa ve öz , neyse o.

Crazywoman resminden dolayı olsa gerek anında sarıyı çağrıştırıyor:)

Aslı toz pembe.Hayaller kurmayı çok seviyor sanki:)

Hemsponpi çimen yeşili.Huzur veren bi yanı var yorumlarından böyle hissediyorum:)

Adı geçen herkesi mimlemiş oluyorum haydi size kolay gelsin:)




1 Ekim 2011 Cumartesi

Evlilik Mimi

Sevgili Hera ve Deep beni mimlemiş.Konumuz hayalimizdeki evlilik:)

Bu konuda yazmak bile zor seçtiğim resimleri öylesine seçmeme rağmen bir saat resim aradım.Evlenmeye kalksam bi senemi harcarım bu olur yani:D

Gelelim detaylara şimdi ben herşeye el atan bir insan olarak düğünle ilgili her şeye müdahale etmek istiyorum.Her şeyde benden bi parça olmalı , sanırım bunu epey abartıyorum ama masa örtülerini bile kendim dikmek istiyorum.Tamam bu psikopatça geliyor o halde bunlarla uğraşabilir miyim bilemiyorum , belki bir örneğini belirleyip kalanını atölyeye yaptırabilirim diyorum:)

Davetiyemin üzerinde kesinlikle dantel detayı istiyorum isteğime uygun kaliteli duran bir tane bulamazsam gözümü karartır kendim yaparım:) Çünkü duvağım dantelli olacak arada uyum olmalı.



Sonra nikah şekerlerini kendim yapmak istiyorum , fimolarla hediyelik ciciler yapmak istiyoruum:)

Kına gecesinde kızlara dağıtılmak üzere nedime taçları yapmayı planlıyoruum:)Özetle heeer detayın üzerinde uğraşmak emek vermek istiyorum tamamen benim düğünüm olmalı:)

Düğün konseptiyle ilgili iki düşüncem var yüzde doksan sade tonları tercih ederim diyorum ama renk kullanmayı istersem her masayı rengarenk çiçekler süsler.Bu çok çok düşük bir ihtimal.

Kır düğünü istiyorum , resimdeki gibi bir mekan içinse neden olmasın diyorum:)


Etrafla böyle çiçekler olmalı


Masalarda sevimli şekerler olsun



Gelinliğim kesinlikle beyaz olmayacak çok çiğ duruyor o nedenle sevmiyorum , kırık beyaz krem arasında bir renk istiyorum.Ayrıca straplez gelinlik istemiyorum bu bana kolaya kaçmak gibi geliyor.Hani düğüne giderken siyah klasik normal bir elbise almak gibi geliyor:)

Şu ana kadar hiç bir gelinlik için işte bunu giyebilirim demedim öyle bir aşk olmadı aramızda.Bu aşkın kendi gelinliğimle olacağına inanıyorum:) Gelinlikle ilgili tek bildiğim şey victorian detaylar içereceği sırtı çapraz bağlı ya da tamamen düğmeli olabilir:)


Düğün pastası olarak karton üstü kaplama pastalar getirip bıçakla kesermiş gibi yapıyorlar ya işte o olay düğünün bütün büyüsünü bozuyor.Benim pastam gerçek pasta olmalı:)




Saçlarım romantik topuz olmalı makyajda ise doğal tonlar tercihim


Gelin çiçeği genel konsepte uygun olmalı



Gelin ayakkabılarımı rahatlığına göre seçmeyi düşünüyorum platform topuk seçerim diye düşünüyorum.Ayakkabı için klasik bir seçim yapmayı düşünüyorum resimdeki model fazla süslü olsa da kalbimi çaldı:)


Şu postu yazarken bile çok zorlandım evlilik zor iş:D

Bu mim kimlere gidiyor :

Mystery

Mia

Ekimoza

12 Eylül 2011 Pazartesi

Ölmeden Önce Mutlaka - Mim

Sevgili Pingocuk ve Deeptone bana çok güzel bir mim yollamış.

Konumuz : Ölmeden önce mutlaka yapmalıyım dediğiniz şey/şeyler nelerdir?

Bu listeye benim her anımda yeni bir şey ekleniyor desem yeri , saymakla bitiremem bir kaç tanesini yazabilirim ancak:)

1.Yamaç paraşütü yapmak
2.Model uçak sahibi olmak ve uçurabilmek:)

Aslında uçuşla ilgili pek çok şey diyebiliriz.Pilotluk eğitimi bile olabilir.Uçmanın insanı özgürleştiren bir eylem olduğuna inanıyorum.Yüksekten biraz korkuyorum ama uçarsam bu korkudan kurtulacağım için özgürleşeceğim işte:D

3.Dalmak
4.Machu Picchu'ya gitmek
5.Himalayalara gidip manzaraya göz atmak.En tepeye tırmanmayı gözüm yemiyor bir de o kadar soğuk sevmem ben:)
6.Pamplona'da boğa yarışlarını izlemek< önlerine atlayıp koşmam yani umarım koşmam:) >
7.La Tominata' ya katılmak.Bunu neden istediğimi ben de bilmiyorum ama domates savaşı zevkli olsa gerek:D
8.Okçuluk ve eskrim öğrenmek
9.Amatör de olsa bir araba yarışına katılmış olmak
10.Paintball ya da Airsoft turnuvasına katılmak.Bu çok zor bişi değil gerçi ama beni inanılmaz heyecanlandırdığı kesin:)

Mimlediklerim:

Mystery


Süpersonik Çok Bombastik

Laldiller




9 Eylül 2011 Cuma

Erkek Olsaydım-Mim


Sevgili Deeptone , Hera, Junkhead , Hemsponpi , Pingocuk , Laldiller beni mimlemiş:) Konumuz :

Bir gün için karşı cinsin bedenine girseydik ancak ruhumuz ve beynimiz aynı kalsaydı ne yapardık?

Erkek olmak denince nedense ilk aklıma gelen şey hovardalık oluyor.Bence bu erkeklerin suçu böyle düşünmeme sebep olanlar erkekler olsa gerek:D

Bir günlüğüne erkek olsam ama beynim aynı kalsa pek bir şey yapamam ben sanırım.Sonuçta ruh aynı ruh içindeki kadını kim susturacak?

İçimdeki kadını susturmak adına önce sarhoş olmam gerekir.Bunun için tercihim meyhane olur erkek muhabbeti denen şey nedir ne konuşulur o sofrada ne olur meraktan çatlıyorum:) İnatla kızlar alınmaz ya o sofraya "erkek erkeğe takılacağız" denir , işte erkek olsam erkek muhabbetinin sırlarını öğrenmek isterdim:D

Hazır meyhaneye gitmişken bir de dansöz oynatalım anacım.Kız başına dansöz oynatsan ne olur ancak "oof kadına bak ne biçim kıvırıyor biz neden baston gibiyiz" dersin şöle şapır şapır para yapıştırma zevkini yaşayamazsın ancak bön bön bakarsın.Hazır erkek olmuşken tadını çıkaralım:)

Ama öyle bir seçenek olsa ve erkek olma şansı verilse istemem vallahi.Kadın olmak bambaşka bi duygu:)

Mimlediklerim

Tubitos

Crazywomanrosemary

Nanay

3 Eylül 2011 Cumartesi

Çifte Mim

Bundan uzun süre önce Hera,Francesca ve Deeptone prenses mimi göndermişti.Çok zaman olduğu için fazla detaylıca cevaplamadım:)

Ben de Arielle çıktım:D Herkese en çok uyan Arielle kanımca.


Benim işaretlediğim şıkları da ekliyorum :

♥ebeveynlerinin seninle ilgili beklentileri çok

♥kurallara uymaya çalışıyorsun ama zor geliyor

♥uzun saçın var

♥ev hayvanı olarak balığın vardı

♥fazlaca meraklısın

♥çok safsın , herşeye inanıyorsun

iştee böyleee:)


Diğer bir mim yine Deeptone'dan mim konusu Şirinler:) Bakalım ben hangi şirinmişim.Buradan siz de kendinize uygunu bulabilirsiniz:)

Evde sürekli iğne iplikle dolandığım için kendimi Terzi Şirin seçtim:)


21 Ağustos 2011 Pazar

N'ler


Birileri kulaklarımı çınlatmış ben de daha fazla kayıtsız kalamadım:)

Bakınız kimler kulaklarımı çınlatmış : Deep , Hera , Fran , Crazywomanrosemary , Sweet Sunshine , Akatriel ,Sylvie Ribel , Bayan Mikrop arada çınlatmasını atladığım varsa kulağımı çeksin:P


En İyi Tasarıma Sahip Blogger :Hera < çünkü beyaz fonlu geniş alanlı blog sayfası olanlara çok özeniyorum bi gün ben de yaparım umarım:)

En Güncel Blogger : Deep < sürekli yazıyor ama daha çok yazsın...> Bir de Lola'yı es geçmemek gerekir kendisi günde beş milyon post girme kabiliyetine sahip.Hız konusunda tek rakibim ikimiz de gececiyiz ve yorum bekçisiyiz:D

En Çok kendini anlatan blogger : Pek çoğumuz desek:)


En Akıcı Yazan Blogger : Ayırt edemedim aslında.Yazılarını severek okuduğum herkesin yazısı akışkan geliyor bana:)

En Çok Güldüren Blogger : Akatriel'in başından geçen tuhaf olaylara ve Mia'nın komşu kızı hikayelerine bayılıyorum.


En Aşık Blogger : Fran çok güzel demiş "bilemezsin ki..."

En Çok Eleştiren Blogger :Leah kızınca fena giydiriyor küfürlerini seviyorum:D

En Çok Bilgilendiren Blogger : Deep sayesinde pek çok şey öğrendim öğrenmeye de devam ediyorum:) Ayrıca Fran'ı da atlamayalım.Bloğunu sanat galerisi gibi görüyorum.Bu ikisi ailenin zeka küpleri:D

14 Ağustos 2011 Pazar

Film Mimi


Sevgili Dipsos'tan gelen bir film mimi var sırada:)


Mim konusu: "Çok beğendiğiniz, izlemekten asla sıkılmayacağınızı düşündüğünüz 3 filmi (Üçlemeler üç film olarak sayılacaktır), neden bu kadar beğendiğinizi de açıklayarak yazın"

1.Zeitgeist

Her insanın kesinlikle izlemesi gereken , izlerken ohannes demekten kendimi alamadığım bir seridir:) Medyanın , kanaat önderleri denilen kitlenin hatta kodamanların:) manipülasyon yeteneğini gözler önüne seren , ülkemizde ve dünyada olup bitenlerin koca bir yalan olduğunu ispatlayan sarsıcı bir baş yapıt.


2.Kadın Kokusu (Scent of a Woman)

Bu mimde Al Pacino'ya yer vermemek sanırım haksızlık olurdu:)

Emekli Yarbay Frank Slade'in ona bakıcılığa gelen Charlie'yi dahil ettiği haftasonu planını anlatan filmdir.Emekli yarbayın hayatı zirvede bırakma planı desek daha doğru bir tabir olur:) Al Pacino'nun bu filmdeki kör rolü sebebiyle gözlerinin zarar gördüğünü söylemeden edemeyeceğim.Adam ölümüne oynamış:) Ayrıca filmde pek hoş bir tango sahnesi var sırf o sahne için bile izlenir:)


3.Derinlik Sarhoşluğu ( Le Grand Bleu )

Filmi bir kaç gün önce izlemem sebebiyle hala etkisindeyim.Aşkı özgür bırakmanın ne demek olduğunu anlatan , sizi derinliğine çeken , içmeden sarhoş eden etkileyici bir film.



11 Temmuz 2011 Pazartesi

Karışık-Mim

Bengunluk bloğunun sahibesi beni mimlemiiş:)

Konu: Evinizde yangın çıksa ve tek bir eşya kurtarmak zorunda kalsanız neyi kurtarırdınız?
"

İlk kucaklayacağım şey laptop olur:) O kadar alıştım ki laptopla yaşamaya kullanmasam bile sürekli açık durur onsuz bir hayatı düşünemiyorum.

Sanıyorum ki şu an en az 50-60 gblık fotoğraf var laptopta.Geziler haricinde yaptıklarımı da sürekli çektiğim için daha geniş bir harddisk almıştım.O nedenle fotoğraflarımı da aynı anda kurtarmış olacağım laptop sayesinde:)

Geçen sene Bozcaada' ya gittiğimde günün bitiminde 900'ü aşkın fotoğraf çekmiştim.Bozcaada demişken bir kaç fotoğraf paylaşayım da benim gibi tatile gidememiş olanların içi açılsın:)





Çok alakasız konuları birbirine bağlayabilirim evet:)

20 Haziran 2011 Pazartesi

Nacizane Mim

Sevgili Hayatın Süs Payı çok güzel bir mim göndermiş.Zevkle yazıyorum.

Tam şu anda..Evet evet tam da şu anda nerede bulunmak ve ne yapmak isterdiniz ?
O yerde dilinize dolanan ilk şarkı ne olurdu?


Bu mimi yazmaya karar verdiğim an dilimde olan şarkıdan etkilenerek yer ve mekan seçimi yaptığımı belirterek yazmaya başlıyorum:)

Paris'te yağmurlu bir akşamüstü saçlarım yine kabarmış ama bu kez umrumda değil:) Zihnim bomboş sadece yürüyorum her yağmur damlası ayrı bir keyif veriyor.
Yürürken karşıma yavru kediler çıkıyor , her zamanki gibi çantamda kedi maması var büyük bir heyecanla çantamı açıyorum.Berbat kokuyorlar evet:) Hemen mamaları yere koyup onların mırıltısını dinliyorum bana teşekkür ediyorlar...Kedileri sevdikten sonra yürümeye devam ediyorum bir yerlerden kahve kokuları geliyor burnuma hmmm mmm.Kokuyu takip ediyorum nostaljik bir cafe çıkıyor karşıma içeri adım atar atmaz şok oluyorum.Tanıdık bir yüz karşımdaki!Göz göze geliyoruz ve gülümsüyoruz.Karşısındaki masaya oturup cappucino istiyorum sırf köpüklerinin üstündeki kalpler için:)

Fonda bu şarkı çalıyor.Bana öyle bakma...


Romantik Not : İlk kez böyle bir yazı yazdım tamamen doğaçlama oldu:) Saat sabahın beşi ve ben çok melankolik romantikim umarım seversiniz:)

görsel

18 Haziran 2011 Cumartesi

Lamba Cini < Mim >

Deep'ten güzel bir mim daha:)

Bir lamba cini çıksa karşınıza,
"Dile benden ne dilersen sahip" dese, bir tek dilek hakkınız ve düşünmek için de 1 saatiniz olsa
1)Ne yaparsınız?
2)Ne dilersiniz?
3)Dileğinizi seçmeniz kolay olur mu?

İlk etapta kesin korkarım ben:D Öyle indir cindir ufodur sakın karşıma çıkmasın diye haber yolluyorum evrene.Eğer illa birine görünceklerse bana görünmesinler diye:D
Ama diyelim ki bu cin çok sevimli hemen korkum geçer:) Sarılırım ona hemencik:)

Öncelikle sevimli cinimden sınırsız dilek dilerim <çok çakalım:) >Sonracııma artık aklıma ne gelirse dilerim bana bi tane uzay aracı tahsis etsin evreni gezelim tozalım Pleiadeslileri ziyarete gidelim.Zamanda yolculuk yapalım paralel evrenlerde alemlere akalım:D Bunun dışında insanların düşünce yapısını değiştirmek isterdim zihinsel düşünmeyi tamamen yok ederdim hepimiz kalbimizin sesini dinlerdik böylece ego,hırs ve bütün kötü şeyler ortadan kalkardı.Sonrasında herkes mutlu olurdu zaten:)

Hazır cini bulmuşken Akaşik Kayıtlarına ulaşmak , evrenle ilgili bilinmedik ne varsa öğrenmek isterdim.Aden Cennetine gidip görmeden de olmaz tabi kiii:)

Ayrıca ekonomiyi , politikayı ortadan kaldırırdım herkesin sadece sevdiği işi yaptığı para için çalışmadığı bir dünya düzeni kurardım.

Bunların dışında benim en büyük hayalim olan şey kedilerle konuşmak:) Sevimli cinim bunu da benim için hallederse harika olurdu:)

Gördüğünüz gibi sınırsız dilek dilerseniz seçim yapmanız çok kolay oluryor kim daha cinmiş görsün bakalım:D Cin olmadan adam çarpmaya kalkıyorsun hııım seni hınzır:D

Neyse şekerler hadi dünyaya geri dönüyoruz bu mimin sonuna geldik:)

17 Haziran 2011 Cuma

Çilek Kokulu Mim

Sevgili Deep beni mimlemiiş:) Tek yapmam gereken soruları cevaplamak:)

1- Şehir dışında bir yürüyüşte nefis çileklerle dolu bir tarlaya geldiniz. Mideniz guruldamaya başladı ve etrafta kimsecikler yok. Siz ve bedeva öğle yemeği arasında sadece bir çit var. Çitin yüksekliği ne kadar?

2- Bahçeye girdiniz ve çilekleri yemeye başladınız. Kaç tane çilek yediniz?

3- Birden çileklerini çalmakta olduğunuz çiftçi ortaya çıktı ve size bağırmaya başladı. Kendinizi savunmak için neler derdiniz?

4- Tüm olan biteni bir kenara bırakıp söyleyin, çileklerin tadı nasıldı? Ve çilek çalma maceranız sona erdikten sonra kendinizi nasıl hissettiniz?

Cevaplarım :

1.Çitin yüksekliği 70 cm olsun ben öyle tırmanmalı hoplamalı zıplamalı şeyleri beceremem beni yormayan bi çit olsun zaten minnak bi insanım benim boyum kadar çit olursa hayatta uğraşmam yani aç kalırım daha iyi:D

2.10 tane çilek beni tıka basa doyurur diye düşünmekteyim haa sanmayın ki midem çok küçük meyveler çabuk tıkıyor sadece beni:)

3.Sahipsiz sandım derim ne diyim adama çileklerini yemişim madem:D Parası neyse vereyim derim ya da:D

4.Çileklerin tadı çok süferdi valla iyi ki yemişim nım nımmm:D


*Mimleyeceğim herkesi mimliyorsun Deep olmuyor ki böylee:)



7 Haziran 2011 Salı

Mumlu Mim


Deep'ten gelen bir mim daha:)
Mim konususu: "hayatınızdaki en mutlu olduğunuz gün ya da günler? Neden mutluydunuz ki?"

Bu mimi sıcağı sıcağına yazmamın sebebi bugünün benim için çok mutlu bir gün olması.Bir önceki mimde bahsettiğim Şeker Gibi ve annesi Çakal Carlos bugün çat diye bize geldi:) Yazdığım mimde öyle bir kulaklarını çınlatmışım ki soluğu bizde almışlar:P Tabi asıl olay o değil Şeker Gibi ayın 25'inde evleniyor davetiye vermek için gelmişler annemin hasta olduğunu görünce baya oturdular.Çok özlemişim...
Şeker Gibi'den başka bir mimde kendi adıyla bahsetmiştim görüşememe nedenimiz onla alakalı bir durum.Ben yıllarca hep bu durumu saygıyla karşıladım ama bi noktadan sonra tak etti ve bi daha aramayacağımı görüşebilmek için çaba sarf etmeyeceğimi söyledim.En sonki konuşmamız bu şekildeydi bir daha da görüşmemiştik zaten.Ama ona küsmediğimi biliyordu...Hayatımda çok özel yeri olan üç insandan biri kendisi ve her ne kadar kızsam da aslaa küsmem ona çok seviyorum:)
Bugün ben uyurken kapı çaldı ve biri beni soruyor ya diyorum kim bu benim odama yönelen kişi:) Yabancı biri olsa asla odama gelmez kapıya geldim o da içeri giriyordu tam ben uykulu uykulu afalladım:) İlk tepkim neden geldin oldu:) Aslında trip atmak için sormuyordum soruyu annemin durumunu mu öğrendim diyorum hayır diyor ee neden geldin durup dururken gelmezsin sen diyorum:) Davetiye vermeye geldiğini hatırlayıp söyledi sonunda:D Sarıldık hemen kalp kalp kalp.
Öyle böyle derken güya düğüne gitmeyecek olan ben hemen yelkenleri suya indirdim nikahta ne giysem diye düşünmeye başladım:) Son bir ayda Şeker Gibi'yi beş kere rüyamda gördüğümü de belirtmeden edemeyeceğim kalbim temizmiş:P
Zihnimde bir dünya soru uçuşuyor nikahta krem rengi elbise mi giysem(gündüz olacağı için sade giyinmeyi düşünüyorum) çiçekli elbise alsam çok mu cıvıl cıvıl olur...Çok heyecanlıyım:)

Bugünün dışında benim mutlu günler olarak hatırladığım günlerden birer cümlelik derleme yapıyorum :

Küçükken babamın dizine yatardım o da boynumdan gıdıklayarak beni uyuturdu.Hani kedilerin gıdığının altını seversiniz mayışır ya aynen öyle:) Hatta bileklerimi de gıdıklatarak uyuduğum zamanlar olmuştur hala da bayılıyorum:)

Karamel hasta olup veterinerde kaldığı zaman iyileşeceğini söylemeleri inanılmaz mutluluk sebebiydi.Ayrıca kedi , köpekleri izlerken çok mutlu oluyorum , hayvanlara bayılırım:)

Küçükken babamlarla balığa gidip oltayla balık tutmayı çok severdim.

Kelebek vitesli bisikletimi aldığımız gün ve daha bir çokları...Çok basit şeylerle mutlu olabilen bi insanım doğrusu.Karamel iki oyun yapsa benden mutlusu yok:)
Bir mimin daha sonunda geldik:)

Yalan Mimi



Mimcibaşısı Dipoş beni mimlemiş:)
Mim Konusu: Yalan hakkında düşünceleriniz. Söyler misiniz? Söylediniz mi hiç?Bu mimin hakkını verecek anılarım var öyleyse başlayalım yazmaya:)
Küçükken yalan söylediğim zamanlarda babam göz bebeklerin seni ele veriyor boşuna uğraşma derdi:) Yalan söylediğimde göz bebeklerimin büyüdüğünü ve gözlerimi kaçırdığımı söylüyordu.Gerçekten göz bebeklerim büyüyor muydu yoksa o beni itirafa sürüklemek için blöf mü yapıyordu hala bilmiyorum.Aradan yıllar geçti en sıkıntılı zamanlara geldik , babamın tavsiyelerini dikkate alarak kendimi geliştirdim:)
Öncelikle ikizler burcu olduğumu söylememde fayda var.Çok hızlı düşünme kabiliyeti sebebiyle yalana en yatkın burçlardan olduğu söylenir.Hatta şizofrene en meyilli burç ikizlermiş:D
Gelelim benim yalanlarıma.Hayatımda en fazla yalanı 17-18 yaşlarımda söyledim.Yalan söylememdeki tek amaç okulu/dershaneyi ekip gezip tozmaktı başka da bi arzumuz yoktu:) O dönemleri atlattıktan sonra yalan söylememi gerektircek bi durum kalmadı hayatımda.Beyaz yalanlar haricinde:) Şimdi bi arkadaşın çok beğenerek bir elbise almış ve beğenmiyorsun nasıl olmuş sorusuna olmamış mı diyeceksin:) Ben diyemem...Neyse çok uzattım anıya geçiyorum artık:)
Sanırım lise 2'deyiz her cumartesi cafelerden cafelere gezip tozuyoruz amaçsızca.Bu süre zarfında üç cafe batırdık gittiğimiz her mekan iflas bayrağını çekip kapandı ve biz mecburi mekan değiştirmek zorunda kaldık:) Günlerden bir gün arkadaşlardan haber geldi canlı müzik yapacaklarmış siz de gelin diye.O zamanlar konserden konsere canlı müzik dinleyebildiğimiz için ve gündüzleri canlı müzik yapan mekan olmadığı için biz gözümüzü kararttık.Arkadaşım <şeker gibi> ve ben hazır olduk evden çıkmayı bekliyoruz ama nasıl yağmur başladı.Şeker gibinin annesi Çakal Carlos (bu lakabı ben takmıştım) yağmur yağıyor diye çıkmasına izin vermiyor hal böyle olunca ben de beklemek durumunda kalıyorum.Ayrıca anneler birbirini gaza getirip çıkmamıza engel olmaya çalışıyorlar.Gidiceğimiz mekan annelerin bilmediği bi cafe bilmedikleri mekan olunca ordan da ambargo yiyeceğimizi bildiğim için şeker gibiyi tembihliyorum Leman'a gideceğiz de diye.Ama gözlerini kaçırma asla kendine güvenerek söyle diyorum.Bu konuda ona az ders vermedim:) Benim uzmanlık alanım yalanı söylerken asla belli etmememdi gözlerime hakim olmayı öğrenmişim:) O illa kendini ele verirdi ama işin ağlayıp yalvarma kısmına gelince çok fena rol keserdi şeker gibi kız olurdu küçük emrah:D
Biz o gün güç bela Leman'a gidiyoruz diye evden çıktık ve farklı bir cafeye gittik.Arkadaşlarla oturup şarklılar söyledik alkolsüz ortam bu arada yaptığımız ters bir şey yoktu.Sonra canlı müzik yapanların işi bitince davulları gitarları yüklenip çarşıya döndük ordan da evlere dağıldık.
İşin asıl komik kısmı evde başladı.Annem nereye gittiniz ne yaptınız diye önce güzelce anlattırdı ısrarla üst üste soruyor Leman'daydınız yani diye , evet üst katta oturduk hep arada dondurma almaya çıktık vs diye atıyorum bi şeyler:) Tabi annem dayanamayıp döküldü.Kadıncağız bizim arkamızdan evden çıkmış Leman'a gitmiş üst katta iki saat oturmuş çay kahve içmiş bakmış kimse yok dayanamayıp sahiplerine sormuş geldiler mi diye:D Artık öyle bir durum ki Leman'ın demirbaşı olarak anıldığımız için sahipleri de tanıyordu:) Sonrasında ben işin aslını anlattım doğrusunu söylesek izin vermeyecektiniz falan filan dedim.Bi yandan da katılıyorum gülmekten annem Leman'a gitmiş diye.Yiyişken çiftleri de görmüş ortamı hiç beğenmemiş sürekli söyleniyor ben telefonda şeker gibiye anlatıp kikirdiyorum:) Kadın az uğraşmadı benle hey gidi günler.Ancak asıl bombastik takip etme hikayeleri Çakal Carlos'ta onları sırası gelirse anlatırım bi ara:)
Benim söylediğim yalanlar genelde tatlı anılara dönüştü o dönemden sonra bir daha yalan söylemeye gerek de kalmadı en büyük yalanlarım bunlar işte:) Yazarken bile çok eğlendim umarım okurken eğlenirsiniz.Öptüm sizi şeker gibiler:)

Komink Not : Bir zamanlar Lie to me dizisine acayip kaptırmıştım , etrafımdakilerin mimiklerini dikkatle inceleyip kim yalan söylüyor diye anlamaya çalışıyordum:D

29 Mayıs 2011 Pazar

Ben Küçükken Mimi

Çocukluğumun ilk yıllarında apartmanımızda hiç kız yoktu hep erkeklerle oynayarak büyüdüğüm için anasınıfına kadar pek fazla bebeğim olmadı:) Favori oyuncaklarım kapıları açılabilen arabalar , misketler ve yapbozlardı.Zamanla kızlarla oynamaya başlayınca ben de bebekler , kuaför setleri almaya başladım:) Kuaför setiyle bebeklerin saçını yaparken bu aşk içimde öyle büyüdü ki ilkokul ve orta okul yıllarımda annemle babama yazları bi kuaförün yanında çalışmak için yalvardım tabi asla izin çıkmadı:)
Sanırım el yeteneğim daha o zamandan belliymiş:) Oyun hamurları ve kumdan pastalar yapmak benim için inanılmaz bir zevti,Kaç tane kovam küreğim vardı bilemiyorum her yaz karne hediyesi bahanesiyle yenisini aldırıyordum:)

Bunların dışında anneme karşı çok muzur bi çocuktum.Normalde çok uslu dururdum , sessizdim ama annemle başbaşa kalınca yapmadığım hınzırlık kalmazdı:) Annemlerin dolabına saklanıp kıyafetleri üzerime yığardım ve saatlerce dolabın kapısının aralığından onun beni aramasını izlerdim asla ses çıkarmazdım:) Kadıncağız dışarlarda arayıp gelirdi gene bulamayınca ben sıkılıp çıkardım:) Bazen de kendimi odaya kilitleyip başıma bi şey gelmiş gibi bağırırdım(duruma göre değişik senaryo yazardım) annem odanın kapısına gelip delikten bakardı panikle kapıyı açacak bi şeyler bulmaya çalışırdı.Biliyorum çok fenayım:)
Ayrıca söylemeden geçemeyeceğim bir huyum daha var:) Küçükken çiçekleri koparmaya kıyamazdım ölmesinler diye elimle sevip okşardım:) Hayvan sevgimi zaten biliyorsunuz hala aynıyım:)

Not : İki fotoğrafta Kumburgaz'da çekildi.İkinci fotoğrafı ben kovalarımla oynarken annem habersiz çekmiş:)